Tarıma Gönül Verenlerin Buluşma Noktası "Tarım Foruma" Hoşgeldiniz..

Hoşgeldin, Ziyaretçi: Giriş Yap Üye Ol


Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
TÜRKİYE'DE ve DÜNYA'DA DEVE KUŞU YETİŞTİRİCİLİĞİ
#1
TÜRKİYE'DE ve DÜNYA'DA DEVE KUŞU YETİŞTİRİCİLİĞİ

Dünya'da genelde hayvansal üretim ticari işletmeler tarafından yapılmaktadır. Dünyadaki hayvansal gıda eksikliliğini gidermek, daha ekonomik ürün elde etmek ve ürün çeşitliliğini artırmak için alternatif hayvansal üretim kaynakları aranmaktadır. Bu yeni hayvansal kaynaklardan biri de devekuşu yetiştiriciliğidir.

Kanatları uçma olanağı vermeyen ve en büyük kanatlı olan Devekuşu, altmış milyon yılı aşkın bir süreden beri;batıda Akdeniz, doğuda Çin ve kuzeyde Moğolistan'da yaşamıştır. Devekuşu fosillerinin bulunduğu bölgeler incelendiğinde; Karadeniz'in batı kıyıları, Türkiye'nin batısı, Mısır, Cezayir ve Çin'in bazı bölgelerinde yaşadığı görülmektedir. Devekuşlarının Afrika'nın güneyine göçü ise yalnızca bir milyon yıl önce gerçekleşmiştir.

Devekuşları 1860 lı yıllarda Güney Afrika'da tüylerinden yararlanmak amacıyla evcilleştirilmiştir. Fakat Birinci Dünya Savaşının başlaması ile birlikte tüy pazarı olumsuz etkilenmiştir. Bu yıllarda derisi daha popüler olmuş, hayvanın enkazançlı ürünü olarak görülmeye başlanması sonucu eti, deri endüstrisinin bir yan ürünü haline gelmiştir. Daha sonraları deri üretiminden et üretimine doğru bir kayma olmuş ve 1980 li yılların sonlarına doğru et üretimi devekuşunun en önemli ürünü olarak görülmüştür.

Bugün dünyada devekuşu türüne ait olmak üzere Güney Afrika Devekuşu, Kuzey Afrika Devekuşu, Doğu Afrika Devekuşu, Batı Afrika Devekuşu, Arap Devekuşu, Kuzey- Batı Afrika Devekuşu alttürleri bulunmaktadır. Devekuşu dünyanın en büyük yaşayan kuşlarından olup uçamayan ve göğüs kemiği bulunmayan, 2-2.5 m. Boyunda, iki tırnaklı, uzun ve güçlü bacakları ile 65-90 km. süratle koşabilen, 130-150 kğ. canlı ağırlığına sahip, başı küçük boynu uzun kanatlı bir hayvan türüdür. Kanatları küçülmüş ve uçma yetenekleri
kaybolmuş olduğundan bu hayvanlara "Yürüyen Kuşlar veya Koşucu Kuşlar "de denir.

Bu hayvanlara dengeli bir beslenme uygulandığı zaman yılda ortalama 40-70 yumurta yapabilirler. Nisan-Eylül ayları arasında yumurtlayan hayvanlar 2-3 günde bir yumurta yaparlar, yumurtlamaya 18-20 aylık iken Başlarlar. Hemen hemen her iklimde entansif, yarı entansif ve ektansif şekilde yetiştirilen devekuşlarında döl tutma oranı % 70, kuluçka randımanı % 75, yaşama gücü ise % 80 düzeyindedir. Yumurtadan çıkan yavru ortalama 500-800 gr. ağırlığa sahip iken 2. yılın sonunda 150 kğ. ağırlığa ulaşabilmektedir.

Dünya'da Durum
Devekuşu neslinin 19.yüzyılda tükenme tehlikesi göstermesi üzerine, Güney Afrika'da 1867 yılında Arthur Douglast tarafından kurulan devekuşu çiftliği ile birlikte devekuşları ilk defa evcilleştirilerek yetiştirilmeye başlanmıştır. Afrika kıtası damızlık devekuşu sayısı bakımından % 60.7 ile ilk sırayı almakta, bunu Avrupa, Asya, Amerika ve Avustralya kıtaları izlemektedir.

Ülkeler açısından bakıldığında üretimin önemli bir bölümü Güney Afrika Cumhuriyeti, Tanzanya ve Namibia gibi ülkeler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bunun yanında Brezilya, Güney Amerika,Avustralya'nın kuzeyi Yeni Gine, Endonezya adaları, A.B.D., Hollanda, İtalya ve İsrail gibi
ülkelerde de devekuşu yetiştiriciliği yapılmaktadır.

Dünya devekuşu pazarında Güney Afrika Cumhuriyeti önemli bir yere sahiptir. Bugün dünyadaki devekuşu kesiminin yaklaşık %65'i bu ülkede gerçekleştirilmektedir. Aynı zamanda dünya devekuşu derisinin %79 u bu ülkeden satın alınmaktadır. Dünya'da devekuşunun kesim amaçları farklılık arz etmektedir. Güney Afrika Cumhuriyeti'nde devekuşlarının % 45 i derisi, % 45 i eti, % 10 u tüyü için kesilmesine karşın, Avrupa'da %75 i eti, % 25 i derisi için kesilmektedir.

Avrupa, A.B.D. ve Kanada'da bir kısım sığır besicileri, son yıllarda devekuşu projelerinin daha yüksek ve daha hızlı gelir sağlaması nedeniyle devekuşu üretimine yönelmiştir. Devekuşu yetiştiriciliği üretimindeki bu hızlı gelir arıtışı geleneksel evcil hayvanlarla karşılaştırıldığında çok yüksektir. Günümüz de Avrupa ve Amerika'da devekuşu endüstrisi hala küçük ticari işleme niteliğinde ve damızlık safhasında bulunmaktadır.

Devekuşları, devekuşu yetiştirme işine giren büyük çiftlik sahipleri ve diğer çiftçilere satılmaktadır. Fiyatları ise suni olarak yüksektir. Bununla beraber fiyatlar, kesim pazarını desteklemek amacıyla devekuşu sayısının yüksek seviyelere ulaşması halinde düşme eğilimindedir.

Dünya devekuşu sektörünün önündeki engellerin aşılması için çeşitli ülkeler farklı konularda çalışmalar yapmaktadır. Amerika ve Avustralya'da müşterilerin ilgisini ürünlere çekmek en önemli husus iken, İspanya, İngiltere, Kanada gibi ülkelerde öncelik yüksek yem maliyetleri, civciv ve embriyo ölümleri gibi üretimle ilgili problemlere yönelmiştir.

Dünya üretiminde yaşanılan diğer bir sorun ise, deri kalitesidir. Yemlemeye bağlı olarak hayvan ağırlıkları 12 aydan sonra istenilen kilolara ulaşmakta, ancak bu yaştan sonra genç kuşlar kavga etmeye başladıkları için birbirlerinin derilerine zarar vermektedir. Bu nedenle dünyada kesim yaşının 12 ayın altına indirilmesi amaçlanmaktadır.

Bugün dünyada genellikle devekuşu ürünleri üretimi tüketimin üzerinde seyretmekte ve arz-talep dengesi sağlanamamaktadır. Sektörün geleceği açısından devekuşu eti ve derisi için yeni pazarların bulunması ve
tüketici talebinin artırılmasının yararlı olacağı kanısı yaygın bir görüştür.

Türkiye'de Durum

Türkiye'de devekuşu yetiştiriciliği, 1994 yılında devekuşunun alternatif protein kaynağı olarak göstermesi ile gündeme gelmiştir. İsrail'den getirtilen 25 adet erkek, 40 adet dişi devekuşu ve 13 adet damızlık yumurta ile Türkiye'nin ilk devekuşu çiftliği 1995 yılında Antalya'da kurulmuştur.Yine aynı yıl içerisinde Muğla'da Avustralya'dan getirilen 30 adet ergin damızlık ve 60 adet yavru ile bir başka devekuşu işletmesi faaliyete geçmiştir. Bu işletme daha sonra hayvanlarının bir kısmını Kırşehir'in Kaman İlçesindeki özel bir sektöre satmış bir kısmını da Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi'ne devretmiştir.
Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü tarafından 2003 yılında yapılan bir araştırmada kurulu toplam 249 adet devekuşu işetmesinin olduğu ve bu işletmelerde toplam 12127 adet devekuşu bulunduğu ve ırk bakımından % 65.19 luk payla en fazla yetiştiriciliği yapılan ırkın Afrika Karası, ikinci sırada ise % 20.89 luk payla Güney Afrika Devekuşu geldiği tespit edilmiştir.

Aynı araştırmada işletmelerin kapasiteye göre devekuşu yetiştiriciliğinin geleceği konusundaki düşünceleri karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada, yetiştiricilerin % 64 gibi büyük çoğunluğu devekuşu yetiştiriciliğinin
geleceğini iyi gördüğü, % 28 lik kısmı devekuşu yetiştiriciliğinin geleceğini kötü gördüğü, % 8 inin ise gelecek konusunda fikrinin bulunmadığı belirtilmektedir.

Devekuşu yetiştiriciliği bilindiği üzere ülkemiz gündemine yaklaşık on yıl önce girmiştir. İki üç çiftlikle başlayan üretim, 1998 yılında başlayan ve yıllar süren ekonomik krizden çıkış yolu arayan ve devekuşu çiftliğini ek gelir düşüncesiyle kuran girişimcilerin sayısı zamanla hızla artmıştır. Son yıllarda ise sektördeki olumsuzluklar devekuşu çiftliklerinin giderek azalmasına neden olmuştur.

Bölgeler bazında devekuşu işletmeleri değerlendirildiğinde İç Anadolu Bölgesinde işletme sayısı diğer bölgelere göre daha fazla iken bu bölgeyi sırasıyla Marmara, Eğe ve Akdeniz Bölgeleri izlemektedir. Hayvan sayısı bakımından ilk sırayı Marmara Bölgesi alırken bu bölgeyi sırasıyla İç Anadolu, Ege, Akdeniz Bölgeleri takip etmektedir. İller bazında en fazla devekuşu işletmesi Konya, Antalya, Aydın, Bursa, İstanbul ve İzmir illerinde bulunmakta olup, en fazla kapasite Kırklareli'nde bulunmaktadır.

Devekuşu dış ticaretimize baktığımızda 2001 yılında Moldova'ya ve Macaristan'a toplam 523 bin dolar damızlık ve kuluçkalık yumurta ihracatımız olmuştur. Bu yıldan sonra ise her hangi bir ihracat söz konusu değildir. Devekuşu ve ürünleri ithalatı, 2001 yılında yaklaşık 1.7 milyon dolar olarak gerçekleşmiş olup, son yıllarda ki sektörün geleceğine ilişkin belirsizlikler devekuşu ve ürünleri ithalatında da bir düşüşe neden olmuştur.

Genel Değerlendirme

Türkiye'de devekuşu sektörü; alternatif protein kaynağı olarak gündeme geldiğinden bu yana yapılan reklamlar sonucu, ilk başlarda işletmeler arasında damızlık satışı ile gelişen bir görünüm arz ederken, daha sonraları ise ürünlerin yeterince değerlendirilememesi sonucu geriye doğru giden bir sektör haline gelmiştir.

Değişik kaynaklarda ülkemiz de 700 adet Devekuşu işletme sayısına ulaşıldığı belirtilmesine rağmen bugün üretimle uğraşan 249 adet işletme bulunmaktadır.

Son yıllarda Devekuşu işletmelerinin azalmasında;
1- Ürünlerin pazarının olmaması,
2- Devekuşunun gereğinden fazla cazip gösterilmesi,
3- Çiftlik sayısının yeterince alt yapı oluşmadan hızla artması,
4- Üretim maliyetlerinin düşürülememesi,
5- Üretim çiftliklerinin sadece damızlık üretmesi, üretim çeşitliliğine gidilememesi
6- Entegre tesislerin kurulamaması,
7- Üreticilerin bir araya gelememesi,
8- İhracat imkanlarının yeterince değerlendirilememesinin etkili olduğu söylenebilir.

Emekleme aşamasındaki sektörün gelişebilmesi için alınması gereken bazı önlemler;
1- Sektöre gerekli desteklerin verilerek yol gösterilmeli,
2- Damızlık Ihtiyacının Kontrollü Şekilde Sağlanmalı,
3- Kuluçka Altyapısına Sahip Işletmeler Kurulmalı,
4- Yetiştiricilikle Ilğili Veri Tabanı Oluşturulmalı,
5- Entegre Tesisler Kurulmalı,
6- Üretici Birlikleri Oluşturma Yoluna gidilmeli,
7- Üreticiler Eğitilmeli Ve Üretici Adayları Bilgilendirilmeli,
8- Pazardaki Kısıtlılık Nedeniyle Çeşitlilik Yönünden Üretim Çiftlikleri Sınırlı Sayıda Olmalı,
9- Üretim Kontrol Altına alınmalıdır.

kaynak: http://www.atb.gov.tr/portal/index
Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
Heart Dünya’nın En Küçük Hayvanları tarimsal 0 1,038 14-12-2011, 09:29 PM
Son Yorum: tarım

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi