Tarıma Gönül Verenlerin Buluşma Noktası "Tarım Foruma" Hoşgeldiniz..

Hoşgeldin, Ziyaretçi: Giriş Yap Üye Ol


Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 4/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
TOPRAĞIMIZI KORUYALIM
#1
Sanayileşmenin Tarım Arazilerine Etkileri

Hatalı ve yanlış kullanımlar sonunda en önemli doğal varlıklarımızdan birisi olan topraklarımızın erozyon, sanayi ve yerleşim alanı olarak kullanılma, çoraklaşma ve kirlenme ile beraber yok olmaktadır.

Sanayileşme tarım topraklarına doğrudan, çevre kirliliği ile (yeraltı ve yerüstü su kaynaklarını kirleterek) dolaylı olarak zarar vermiş ve vermektedir.1960 tan 1995 e 30 yıllık süreç de meydana gelen kaybın tarım toprakları karşılığı 8738,4 hektardır. Bu kaybın sadece sanayiden dolayı meydana gelen kısmı 4.350 hektardır. Buna bir örnek vermek gerekirse, Bursa Organize Sanayi Bölgesi, 1965 yılında 272 hektar iken son olarak 1998 yılında 4.tevsi sahası ile toplam OSB alanı 670 hektar olmuştur. Bu bölgenin tümü tarım yapılan işlenebilir tarım arazisi iken sanayi alanına dönüşmüştür.Ovaya yayılmış organize niteliği almamış birçok sanayi kuruluşu ile bütün engellemelere rağmen, politik ve siyasal güç elde edilerek büyük ekonomik rantlar karşılığında kurulan büyük işletmeler, doğrudan tarım alanları üzerinde kurulmuştur. Bunlar için özel yasalar çıkarılmıştır.Çoğu OSB de arıtma sistemleri kullanılmamaktadır.Kimyasal arıtma yapılmayan yani ileri teknoloji kullanılıp, atık suların arıtılmadığı hiçbir su tarımda kullanılamaz. Bu suların derelere bulaşması ile temiz su yatakları kirlenmekte ve bu kirli sularda tarımda kullanılamamaktadır.(Ağır metal, tuz, asit vs kimyasallar nedeniyle).

Organize Sanayi ve diğer sanayi fabrikalarının en önemli zararlarından biri de katı ve gaz atıklarıdır. Bacalardan çıkan gazla beraber katı partiküller tarımsal ürünlerde yanma, leke ve kaliteyi bozucu etkilerle zararlı olmaktadır. Örneğin, bir tekstil boyahane fabrikası bacasından çıkan partiküller meyvelerde cilt yanığı ve leke yapmakta, yapraklarda toz ve sıcaklık oluşturup, bitkinin gelişmesi ne engel olmaktadır. Bütün bu olumsuzluklara ilave edilecek birçok etken vardır. Amaç bu olumsuzlukları en aza indirmektir

Bu söylemlerin ışığında; ülke kalkınmasında sanayinin ne kadar önemli olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Ancak sanayileşmek: tarımı gözetmemek, tarım arazilerine doğal varlıklarımıza ve çevreye bilinçsizce zarar vermek ya da yok etmek değildir.
Türkiye'de sanayileşmenin tarım arazilerine zarar vermeden gelişebilmesi için Toprak Su ve Köy Hizmetlerinin görev ve yetkilerine sahip yeni ve güçlü bir kurum oluşturulmalıdır.

Her türlü plan hazırlanması ve onaylanması ile tarım dışı amaçlarla kullanılacak arazi izinlerinin alınması sürecinde kanun gereği il toprak koruma kurulundan, arazi sınıfları gözetilmeksizin, görüş öneri ve onay mutlaka alınmalıdır.

 Yerel yönetimlerin, sivil toplum örgütlerinin, resmi kurum ve kuruluşların desteği ile il düzeyinde tarım arazilerinin son durumuna ait bilgiler üretilmeli, arazi kullanımı planlama çalışmaları tamamlanarak, alternatif sanayi ve konut alanları belirlenmeli ve veri tabanı oluşturulmalıdır.

İlçe ve belde belediyelerinin sanayi alanı oluşturmaları ve tarım alanlarını imara açma yetkileri iptal edilmelidir. İlgili kurum kuruluş ve sivil toplum örgütleri ve bilim çevrelerinin görüşleri ile planlamalar yapılmalıdır.

Organize Sanayi Bölgesi olan illerde bu bölge dışında sanayi kuruluşlarına kesinlikle izin verilmemeli, ruhsat alt yapı hizmetleri görülmemelidir





Kılınç ve saban; Bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima yenildi.

Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi