Tarıma Gönül Verenlerin Buluşma Noktası "Tarım Foruma" Hoşgeldiniz..

Hoşgeldin, Ziyaretçi: Giriş Yap Üye Ol


Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 5/5 - 1 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Koyunculuğun Tarihçesi
#1
KOYUNCULUĞUN TARİHÇESİ

Köpekten sonra evciltilmiş ilk hayvan türünün koyun oluşu, koyun yetiştiriciliğinin insanların ilk hayvansal üretim alanı olduğunu göstermektedir. Yapılan pek çok çalışmadan edinilen bilgiler koyunların ilk kez İ.Ö.9000 ile 7000 yıllarında kuzey doğu Irak ve Güneydoğu Anadolu'da insan eli altında yetiştirilmeye başlandığını göstermektedir.

Koyunlarda evcilleştirmenin; el altında yetiştirmenin, avlamaya göre daha kolay olması nedeni ile başlandığı sanılmaktadır. Evciltme sürecinin başlangıcında etrafı çevrilmiş alanlarda
tutulan dişi hayvanların yabani koçlarla çiftleştirilerek üremeleri ve üretilmeleri şeklinde olan yetiştiricilik daha sonra Neolitik dönemde değişikliğe uğramıştır.

Bu dönemde koyunların yabani formlarından tamamen izole edilmelerine çalışılarak yetiştirilmelerine başlanmıştır. Koyunların çeşitli karakterler bakımından seçilerek yetiştirildikleri Bronz çağının, İ.Ö.3000 yyıllarına rastlayan diliminde Orta Doğu Ülkelerinde çeşitli koyun ırkları ortaya ççıkmaya başlamıştır.

Bundan sonraki yyıllarda ise evcil koyunlar yabani ve primitif (ilkel) formlarından tamamen izole edilerek yetiştirilmiştirler. Süt, yapağı veya et verimlerine öncelik verilerek yetiştirme sonucu çeşitli koyun ırkları ortaya çıkmıştır.

DÜNYA KOYUN VARLIĞI VE DAĞILIMI

Bugün dünyanın çeşitli bölgelerinde ve birbirinden oldukça farklı çevre koşullarında 200’den fazla koyun ırkı yetiştirilmektedir. Ayrıca mevcut çevre koşullarında en uygun performansı
gösterebilecek yeni koyun ırklarının oluşturulmasına yönelik pek çok çalışma titizlikle yürütülmektedir. Kısaca koyunların dünya üzerinde çok geniş bir yayılma alanı bulduklarını söylemek yanlış olmaz.

Bunun en önemli nedenleri; koyunların çok değişik iklim ve çevre koşullarında yetiştirilebilmeleri ve bitkisel üretim yapılamayan platolar, yağışı yetersiz, vejetasyonu zayıf geniş meralar ve nadasa bırakılan tarım arazilerinden çok iyi yararlanabilmeleridir. Bu özellikleri nedeniyle 1 milyar 80 milyon başlık dünya koyun varlığının %60’’ından daha fazlasını oluşturan büyük bölümü yarı kurak ve ılıman iklim bölgelerinde, %40’’ına yakın bir bölümü ise tropik ve subtropik bölgelerde yetiştirilmektedir.

Kısaca dünya koyun varlığının önemli bir bölümü 35 ile 55 Kuzey, 30 ile 45 Güney enlemleri arasında yer alan Avrupa, ön Asya, Orta Doğu ülkeleri, Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Amerika'da bulunmaktadır.

En çok koyun yetiştirilen ülkeler ve koyun varlıkları ise şuu şekilde sıralanmaktadır.

Çin : 170.882.215
Avustralya : 106.000.000
Hindistan : 62.500.000
İran : 54.000.000
Sudan : 48.000.000
Yeni Zelanda: 40.000.000
İngiltere : 35.253.048
Güney Afrika : 25.316.424
Türkiye : 25.201.156
Arjantin : 12.400.000

Türkiye bu ssıralamada 9. ssırada yer almaktadır.

Birim alana düşen koyun sayısı (koyun/ha) bakımında ise Yeni Zelanda, Güney Avustralya ve İngiltere ilk sıralarda yer almaktadırlar.

KOYUN YETİŞTİRİCİLİĞİNİN ÖNEMİ

Koyun yetiştiriciliği, gerek iklimi, gerek coğrafi yapısı nedeni ile bitkisel üretime uygun olmayan, yağışı az vejetasyonu zayıf mera alanları ile iklim koşullarının zorlaması sonucu nadas uygulanan bitkisel üretim alanlarındaki artıkları değerlendirmek suretiyle insan tüketimine uygun halde et, süt, yapağı, deri gibi çeşitli önemli ürünlere dönüştürebilen bir hayvancılık etkinliği olması nedeni ile gerek dünya, gerek Türkiye tarımında oldukça önemli bir yere sahiptir.

1991 yyılı genel tarım sayımı geçici sonuçlarına göre 660.977.752 dekar olan toplam köy arazilerinin %18.72’sini daimi çayır ve meralar, %5.50’sini nadas alanları, %3.27’sini tarıma elverişli olduğu halde kullanılmayan araziler oluşturmaktadır.

Görüldüğü gibi toplam arazinin %27.5’ini oluşturan 181.766.889 dekarlık bölümünü, kkısaca ¼’ünden daha fazlasını otlatılmaya elverişli alanlar oluşturmaktadır. Söz konusu alanlar büyük ölçüde koyun, bunun yanında da keçi ve ssığırlara otlatılarak değerlendirilmekte, gerek
bitkisel üretim ile birlikte hayvancılık yapan veya yalnızca hayvancılıkla uuğraşan yetiştirici bütçesine öte yandan da ülke ekonomisine önemli getiriler sağlanmaktadır.

Türkiye'de bugün 25.201.156 baş koyun, 6.609.037 baş keçi, 10.069.346 baş sığır,
103.900 baş manda mevcuttur. Bu sayılardan anlaşılacağı gibi koyun yetiştiriciliği Türkiye tarımı içerisinde önemli bir yere sahiptir.

Koyunculuk sektörü 750.000 tonluk süt üretimi ile Türkiye toplam süt üretiminin %12.67’sini,
272.000 tonluk et üretimi ile toplam et üretiminin %16.52’sini sağlamaktadır. Ayrıca bu sektör 11.681.190 adet deri ve 46.000 ton yapağı üretimi ile ülke ekonomisine önemli
katkılar sağlamaktadır.

Koyun yetiştiriciliği, sahip olduğu özellikler nedeni ile tarım iişletmeleri ve çiftçi ailelerine çok sayıda ve çeşitli yararlar sağlamaktadır. Söz konusu yararları şuu şekilde ssıralamak mümkündür.

Koyunlar;

a. oldukça farklı çevre koşullarında yetiştirilebilirler,

b. et, süt, yapağı, deri, barsak ve gübre gibi çeşitli amaçlarla yararlanılabilecek çok sayıda ürüne sahiptirler,

c. bitkisel üretim yapılamayan alanların büyük bölümünden ve zayıf meralardan çok iyi yararlanabilirler.

Böylece bu alanları değerlendirerek ülke ve dünya ekonomisi ile insan beslenmesine önemli katkı sağlarlar,

d. bitkisel üretim ve sanayi artıkları ile kaba yemleri çok iyi değerlendirirler,

e. yetiştiricilerin köy orta malı meralardan karşılıksız olarak yararlanmalarını sağlarlar,

f. tarım iişletmesi bünyesinde mevcut ve herhangi bir şekilde yararlanılamayan arazileri en iyi şekilde değerlendirirler,

g. çiftçi ailesinin boş zamanlarının daha iyi değerlendirilmesine katkıda bulunurlar,

h. yetiştiricinin her an kolaylıkla paraya dönüştürebileceği hayvanlardır,

i. büyükbaş hayvanlara göre ucuz olup koyun yetiştiriciliğine yeni başlayacakların az miktarda sermaye ile sürü kurmalarını kolaylaştırır. Ucuz hayvanlar olmaları nedeniyle çeşitli olumsuz faktörler karşısında daha az risklidirler,

j. çoğunlukla büyük sürüler halinde idare edilebilmeleri yönetimlerini kolaylaştırır,

k. basit ve ucuz maliyetli barınaklarda yetiştirilebilirler,

l. nadas ve anız otlatması sırasında bbıraktıkları gübre ile tarım arazilerinin fiziksel ve kimyasal toprak özelliklerini iyileştirerek daha verimli hale gelmelerini sağlarlar.

Evcil Koyunun Kökeni


Evcil koyunların kökenini "Muflon, Arkar ve Argali" adları ile bilinen ve halen orijinal yetişme bölgelerinde yaşamakta olan yabani koyunlar oluşturmaktadır. Muflonun, Asya (Ovis orientalis) ve Avrupa Muflonu (ovis musimon) olmak üzere iki varyetesi vardır.

Asya Muflonuna Kafkasya'nın bazı bölgelerinde, Avrupa Muflonuna ise Sardunya ve Korsika adalarında bugün dahi rastlanmaktadır.

Kısa kuyruklu Marş ve İskoçya koyunlarının Muflondan geldiği kabul edilir.

Arkar’ın (Ovis vignei) ise birkaç alt türünden söz edilebilir.

Bunlar Afgan dairevi boynuzlu koyunu (Ovis vignei blyt), Mavera'yı Hazar Arkal'ı (Ovis vignei arkal) ve Büyük dairevi boynuzlu koyundur (Ovis vignei cycloceros).

Bugünkü koyun ırklarının pek çoğu kökenini Arkal'dan almıştır. Merinos, KKıvırcık, Çigaya ve pek çok yağlı kuyruklu ırkın Arkal'dan geldiği kabul edilmektedir.

Argali grubu içerisindeki en önemli alt türler ise Ovis ammon ve Ovis argali
pallastır.

Hisar, Kazak ve Kalmuk gibi oyluğu yağlı koyun ırkları kökenini Argali' den
almışlardır.

Koyun Irklarının Sınıflandırılması

Dünyanın çeşitli bölgelerinde, farklı yabani kökene sahip, çeşitli iklim ve doğa koşullarının
etkisi yanında yetiştirilme amaçlarının farklılığı nedeniyle birbirinden farklı özelliklere sahip çok
sayıda koyun ırkı meydana gelmiştir.

Bu ırkların çeşitli özelliklerine göre gruplandırılarak, incelenmeleri tanımlanmaları ve tanınmaları açısından kolaylık sağlayacağı gibi konunun kavranmasını da kolaylaştıracaktır.

Koyun ırklarının sınıflandırılmasında çeşitli ölçütler dikkate alınabilmektedir.

Bunlar arasında en çok benimsenen ve yaygın olarak kullanılanları; verim yönü, kuyruk yapılışı ve yapağı örtüsü esas alınarak yapılan ssınıflandırmalardır.

a. Verim yönlerine göre ssınıflandırma


-Yapağı koyunları(Merinoslar)
-Yapağı-et veya et-yapağı koyunları (Alman Yapağı Et Merinosu, Columbia, Targhee, Corriedale)
-Et koyunları (South Down, Suffolk, Lincoln, Leicester)
-Kürk koyunları(Karagül)
-Yerli koyunlar(Karaman, Dağlıç, KKıvırcık)

b. Kuyruk yapılışına göre sınıflandırma

-KKısa kuyruklu koyunlar (KuzeyAvrupa Koyunları, Marsh Koyunu)
-Oyluğu yağlı koyunlar (Hisar, Kazak, Kalmuk)
-Yağlı kuyruklu koyunlar(Karaman, İvesi, Dağlıç)
-Yağsız uzun kuyruklu koyunlar (Merinoslar, Kıvırcık, Karayaka)

c. Yapağı ve kıl örtüsüne göre sınıflandırma

-İnce ve bir örnek yapağılı koyunlar(Merinoslar)
-Orta incelikte yapağılı koyunlar (Dorset, Hampshire, Suffolk)
-Uzun yapağılı koyunlar(Lincoln, Leicester)
-Melez (crossbred) yapağılı koyunlar (Corriedale, Targhee)
-Kaba ve karışık yapağılı koyunlar (Türkiye yerli koyunları)
-Kürk koyunları(Karagül)
-Kıl koyunları (Kamerun, Senegal)

Görüldüğü gibi en çok benimsenen bu üç sınıflandırma içerisinde en pratik olan ve koyun
ırklarının incelenmesinde kolaylık sağlayan verim yönlerine göre ssınıflandırmadır.

Bu nedenle burada Türkiye koyunculuğu için önemli olabilecek yabancı koyun ırkları ile
Türkiye yerli koyun ırklarına verim yönlerine göre sınıflandırma yöntemi esas alınarak kısaca
değinilecektir.
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi