Tarıma Gönül Verenlerin Buluşma Noktası "Tarım Foruma" Hoşgeldiniz..

Hoşgeldin, Ziyaretçi: Giriş Yap Üye Ol


Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İncir Yetiştiriciliği (Ficus carica) [Derleme]
#1
İncirin Ekolojik İstekleri

48984294_e00927fe4d.jpg

İklim İstekleri

İncir subtropik iklim bitkisidir. Buna karşın dünyanın ılıman iklime sahip birçok yerlerinde yetişmektedir. İncir kışları ılık, yazları sıcak ve kurak yerleri tercih eder.

Yıllık ortalama sıcaklığın 18-20 C olduğu yerlerde yetişir. Meyve doğuşundan hasat sonuna kadar Mayıs -Ekim aylarında daha yüksek ortalama sıcaklıklar ve meyve olgunluğu ve kurutma döneminde (Ağustos-Eylül) 30 C'ye kadar ortalama sıcaklıklar istenir. Bu güneşte kurutma yönünden önemlidir.

Yüksek sıcaklık kadar düşük sıcaklıkta önemlidir. En düşük sıcaklığın -9 C'den daha aşağı düştüğü yerlerde incir tarımı başarılı şekilde yapılamaz.

İncir ağacının optimal yağış isteği yıllık 625 mm'dir. Yağış miktarının 550 mm' nin altına düşmesi durumunda sulanması gerekir. Özellikle kurutmacılık, yönünden yağışların Kasım-Haziran aylarında olması, kurutma mevsimi olan Temmuz-Eylül aylarının yağışsız ve bulutsuz geçmesi istenir.

İlekleme döneminde esecek kuvvetli rüzgârlar ilek arısı uçuşuna ve tozlanmaya engel olacağı için uygun değildir.

Toprak İstekleri

İncir ağacı toprak istekleri yönünden fazla seçici değildir. Ancak kuru incir kalitesi konusu olduğunda, toprak istekleri yönünden seçici olur.
Derin, kumlu-killi, yeterli organik materyal ve kirece sahip topraklar istenir. İncir ağaçları kireçce zengin topraklarda iyi gelişir. Toprak tuzluluğuna az dayanıklı bir bitkidir
İncir taban suyu 2 metreden daha yakın olan topraklarda kaliteli ürün vermez.
Çok fazla nemli topraklar hariç hemen her toprakta, kayalıklar üzerinde, taşların yarıklarında, hatta epifit olarak başka bitkiler üzerinde yetişir.
En iyi gelişmeyi 120 cm. ve daha derin topraklarda gösterir.
Toprak reaksiyonu yönünden pH 6- 7.8 olan nötr ve nötre yakın topraklar uygundur.
Cevapla
#2
İNCİRİN TARİHTEKİ YERİ

M.Ö. 484 yılında Herodotos tarafından yazılan kaynak, Anadolu'da incir kültürünün insanlık kültürü kadar eski olduğunu, kültür meyveleri içinde, en eski gelişme tarihine sahip meyvenin incir meyvesi olduğunu bildirmektedir.

İncir, eski Yunan ve Mısır Uygarlıklarında verimlilik sembolü olarak kabul edilmektedir.

Eski Yunanlılarda incir yapraklarının "onur verici bir hediye" olarak kabul edilmesi, olimpiyatlarda kazanan atletlere yemeleri için incir meyvesi verilmesi ve başlarına incir yaprağından örülmüş taç giydirilmesi, incir ağacının aşırı doğurganlık anlamına gelmesi, incir kültürünün daha temiz bir ahlakın yol göstericisi olarak belirlenmesi, bunun bir örneğidir.

Herodotos'a göre; kuru incir Lydia 'da yaşamın on temel nimetlerinden sayılmaktadır. O kadar ki, "Perslerin yiyecek incirleri olmadığı" söylenerek kralın Perslerle savaştan vazgeçmesinde araç olarak kullanılmıştır.

Yunan mitolojisinde; incir meyvesine "daha soylu ve daha medeni bir hayatın başlangıcı" gözüyle bakıldığından söz edilmektedir. Efsaneye göre tanrıça Demeter, kendisini konuk severlikle ağırlayan Phytalos'a hemen oracıkta yarattığı bir incir ağacını armağan etmiştir ve gezgin Pausanias, kahramanın mezar taşında şunları okumuştur.

Burası, bir zamanlar kahraman Phytalos'un yüce Demeter'i, konukseverlikle ağırladığı yerdir ve Tanrıça ilkin burada, İnsanoğlunun kutsal incir dediği meyveyi yaratmıştır. O gün bu gündür, Phytalos soyunun asla tükenmeyen onurunu süsler.

Mitolojideki bir başka efsaneye göre, Atinalıların topraklarının verdiği bu ürünle gurur duydukları, Kralın "incirlerin yetiştiği ülkeyi henüz fethetmediğini ve inciri yerli halktan vergi olarak almak yerine, hala dışarıdan satın aldığını hatırlaması için, her öğle yemeğinde öğüne Attika incirlerinden koydurtması" ile açıkladığı belirtilmektedir.

İncir ağacı hakkında sadece Yunan mitolojisi değil, Roma mitolojisi de örnekler sunmaktadır. Romanın efsanevi kurucuları Remus ve Romulus'un, "meyveleri yerlere kadar sarkan incir ağacı altında dişi kurt tarafından emzirildiği" söylenmektedir.

İncir ağacı, büyük kültür ve dinlerin tümünde bir sembol olarak kullanılmıştır. İncirden sıkça söz eden eski Ahit, incirden esinlenmiş imge ve benzetmelerle doludur. İncir ağacının gölgesinde oturmak, ya da bunların meyvelerinden tatmak, dingin, huzur dolu bir varoluşu tatmakla eş anlamlı gibidir.

Siddharta Guatama'nın Budizm 'in temelini oluşturan ilhamı, incir ağacının altında otururken aldığı bilinmektedir.

Musevilerin "Fısıh Bayramı" kutlamalarında geleneksel yiyecek olan incir, İncil'de de cennetin bahçelerinde bir ağaç olarak zikredilmekte ve kutsal meyve olması nedeniyle Noel kutlamalarının vazgeçilmez besini olarak tanımlanmaktadır.

Kuran 'da Hz. Muhammed 'in "eğer seçme hakkı olsa cennete götüreceği ağacın incir ağacı olacağı" belirtilmekte,

Et-Tin: 1-4 Sure 'sinde;

"Andolsun, incire, zeytine, Sina Dağına ve şu emin şehre ki, biz hakikaten, İnsanı en güzel bir biçimde yarattık" denmektedir.

Allah'ın insanlara lütfu olan bu kutsal ağacın meyveleri, insan sağlığına yararları açısından da mucizevidir. "İncirin, hurmanın ve zeytinin bittiği yerde bit" sözü ile "sen de bu topraklarda ol, bu topraklarda büyük avantajlar vardır" mesajı verilmekte, kuru incirin ülkemizde yetişmesi avantajından beslenme ve sağlık açısından yararlanması tavsiye edilmektedir.

İncirin anavatanı Türkiye olup, buradan Suriye, Filistin ve daha sonra da Ortadoğu üzerinden Çin ve Hindistan'a yayılmıştır. İncirin özel döllenme ve kendine özgü kurutma şartlarına haiz bir meyve olması yetiştiği bölgeleri sınırlı kılmaktadır.

Bununla ilgili olarak Cevat Sami Hüsnü, Nevsal-i İktisadiye (1323) adlı eserinde, "Amerikalıların Kaliforniya'da, Ege inciri yetiştirme çabasına girdiklerini, ancak önce kuşlarla mücadele etmek zorunda kaldıklarını, daha sonra kurutma sistemi konusunda sorun yaşadıklarını, incir yetiştiriciliği ile ilgili ilk denemenin başarısızlıkla sonuçlandığını" anlatmaktadır. Ancak 4 Temmuz 1901 tarihli Ahenk gazetesinde yazılanlara göre, Amerikalılar Türkiye 'ye ikinci kez ziraat uzmanı göndermişler, bu girişimlerinde başarıya ulaşarak Kaliforniya'da incirciliğin gelişmesini sağlamışlardır.

İNSAN SAĞLIĞI VE BESLENMEDEKİ ÖNEMİ

Sağlıklı beslenmedeki yeri nedeniyle, doğal gıdaların her geçen gün önem kazandığı günümüzde, besin değeri çok yüksek olan kuru incirimizden ilk önce Türk halkının yararlanmasının sağlanması, bu bilincin yerleştirilmesi, beslenme değerinin yeterince tanınması ile mümkün olabilecektir.

100gr yenilebilir taze ve kuru incirin besin değeri
Özellikler Taze Kuru
Su (%) 77.5
Kalori(kcal) 80 274
Protein(g) 1.2 4.3
Yağ(g) 3 1.3
Karbonhidratlar(g) 15.37-20.37 69.1
Früktoz(g) 433-7.21
Glikoz(g) 9.01-15.89
Sakkoroz(g) 0.039-0.38
Maltoz(g) 0.088-0.35
Vitamin A(I.U.) 80 80
Thiamin B1(mg) 0.6 10
Riboflavin B2(mg) 0.5 10
Niacin B-Vitamini(mg) 4 7
C Vitamini(mg) 2 0
Ca(mg) 35 126
P(mg) 22 77
Fe(mg) 6 3.0
Na(mg) 2 34
K(mg) 194 640
Oxalic asit(mg) 0.040
Tartarik asit(mg) 0.035
Malik asit(mg) 0.06
Ascorbik asit(mg) 0.019
Sitrik asit (mg) 0.04

EKONOMİK VE SOSYAL ÖNEMİ

Dünya ülkeleri içinde kalite yönünden aranılan özellikteki kurutmalık incir çeşidi olan Sarılop, Türkiye'de sadece Ege Bölgesindeki Küçük ve Büyük Menderes Havzası 'nda yetiştirilmektedir. Dünya kuru incir üretiminde %50-55 'lık bir payla birinci sırada yer alan ülkemiz, Dünya kuru incir ihracatında ise %60-65 'lik bir payla gene birincidir.

Sayılan bu nedenler ve üretimin hemen hemen tamamının (%85-90 ) ihraç edilmesi nedenleriyle Türkiye ekonomisi için önemli bir ürün olan kuru incirden, yaklaşık 80.000.000 $/yıl 'lık döviz girdisi sağlanmaktadır.

Ayrıca en büyük üretici ve ihracatçı ülke olmamız nedeni ile Türkiye'deki kuru incir fiyatları Dünya fiyatlarını önemli derecede etkilemektedir.

Ürünün Sosyal Yapısı;

-Ürün Tarımı İle Uğraşan İşletmelerin Yapısı;

%95'i kır ve kırtaban arazilerde bulunan ve incir tarımı ile uğraşan işletmelerin büyüklükleri farklı olup, ağaç varlıkları 50-5000 arasında değişmektedir.

-Ürün Tarımının Ana ve Yan Uğraş Olarak Dağılımı;

İncir üretim bölgeleri genellikle kır kesimlerde ve şehir merkezlerine uzak bölgelerde olduğundan, incir tarımı yapan ailelerin yan uğraşları bulunmamaktadır. Bir kısım ikinci ürün olarak zeytin tarımı ile uğraşmakta, ancak çoğunluğu geçimini sadece incir ürünü gelirinden karşılamaktadır.

-Ürünün Ek İş Gücü İstihdamı

Sadece incir hasadı sırasında ek iş gücüne ihtiyaç duyulmakta, bu iş gücü de genellikle aynı üretim biriminde yerleşmiş olan düşük gelirli aile bireylerinden karşılanmaktadır.

Bölgemizde küçük aile tipi işletmeciliği şeklinde yapılan incir yetiştiriciliğinde 30.000 aile incir tarımı ile uğraşmaktadır. Bu ailelerin en az 15.000'i hasat döneminde yanlarında 2 işçi çalıştırmaktadır. Böylece hasat döneminde 30.000 dolayında tarım işçisine iş olanağı sağlanmaktadır.

-Ürün Tarımı İle Uğraşan Aile Sayısı

Bölgemizde yaklaşık 30-35 bin aile incir tarımı ile uğraşmakta olup, hasat döneminde çalışan işçiler incir işletmelerinde çalışan sezonluk veya kadrolu işçilerle birlikte büyük bir üretici kitlesi geçimini incir ürünün den sağladığından, ürünün sosyal önemi de büyüktür.
Cevapla
#3
Fidan Yetiştiriciliği

İncir çelikleri çok kolay köklenir. Bunun için, tarihi belli olmayan çok eski devirlerden beri, incir çelikle çoğaltılır. Bu yüzden daha aşı usulü bilinmeden evvel de, ele geçen güzel meyveli ağaçları bir çeşit halinde çoğaltmak ve incirde, üretimi standartlaştırmak mümkün olmuştur.

İncir çelikle olduğu gibi, yine vegetatif yoldan daldırma ile ya da dip sürgünlerinden yararlanılarak da kolayca çoğaltılabilir. Büyük ağaçların diplerinden çıkan sürgünlerin, bir parça da kök saçakları olduğu için tutmaları daha kolay olur ve halk arasında çok kullanılır.

İncirin çekirdekten üretilmesine ender durumlarda başvurulur. Bu masraflı ve külfetli, ancak hastalıklara dayanıklı anaçlar elde etmek için veya incir ıslahında yeni çeşitler bulmak için yararlanılır. Aslında incirin genetik yapısı heterezigot olduğundan, çekirdekten yetişen ağaçların meyveleri ana ağaca benzemez ve çoğu yabani tipte olur. Bu sebeple bunları anaç olarak kullanmak ve üzerlerine standart çeşitleri aşılamak gereklidir.

1-ÇELİKLE ÇOĞALTMA

a) Çeliklerin seçimi ve hazırlanması

İncir çelikleri orta yaşlı, sağlıklı, kuvvetli ağaçların; sağlam ve pişkin olan bir senelik sürgünlerinden alınmalıdır. Bu amaçla bir senelik sürgünler, yani uç dallar alındığı gibi 2-3 yaşlı sağlıklı dallar da kullanılır. Çeliklerin kalınlıkları 1-1.5 cm olmalıdır. Boyları ise 15-20 cm arasında değişir ve her çeliğin üst kısmı üst kısmı tepe gözü varsa kesilmez; fakat tepe gözü yoksa boğumun hemen üstünden, alt kısmı da boğumun hemen altından öz gözükmeyecek şekilde kesilerek hazırlanır. İncir çeliklerinin uçlarında tepe gözlerinin bulunması tercih edilir. Tepe gözü bulunmayan çelikler, yan gözlerden sürgünler meydana getireceklerinden daha yavaş gelişirler ve düzgün büyümediklerinden bunlardan oluşan fidanların gövdeleri düzgün olmaz ve pişkinleşmeleri yavaş olur.

b) Çelik alma zamanı:

İncir çeliklerini doğrudan doğruya dikim zamanı (henüz gözler patlamadan) almak mümkün olmakla beraber, budama mevsiminde, yani Ocak-Şubat aylarında incir ağaçlarına su yürümeden önce almak daha doğrudur.

c)Çeliklerin muhafazası:

Çelikler budama zamanı alındıkları taktirde, köklendirme yerlerine dikilecekleri zamana kadar muhafazaları gereklidir. Bunun için çelikler demet yapıldıktan sonra ya serin ve karanlık bir mahzende kum içinde katlanarak veya dışarıda hendeklenerek muhafaza edilir. Dışarıda hendeklemek için, demetler süzek bir toprakta açılmış ve dibine bir karış çakıl ve üzerine dört parmak kadar kum serilmiş bir hendek içerisine yatay şekilde olmak üzere yerleştirilir. Araları boşluk kalmayacak şekilde kumla doldurulur. Üzerlerine dört parmak kadar kum serildikten sonra bir hasır parçası çekilerek toprakla örtülür. Kumun daima hafif nemli olmasına dikkat edilmeli ve çeliklerin fazla sudan küflenip zarar görmemeleri için, ara sıra açılarak gözlenmelidir. Çeliklerin bu şekilde muhafaza süresi bir, bir buçuk ay kadardır. Aynı zamanda çelikler alındıktan sonra nemli bir bezle sarılarak veya plastik kasalarda hafif nemli kum veya perlit ortamında katlanarak % 80-85 bagıl nem ve +4oC' de soguk hava depolarında muhafaza edilebilir. Çelikler katlama süresi boyunca kesim yerlerinde kallus dokusu oluşturur. Bu nedenle dikimden önce çelikler tekrar kesilerek kısaltılmamalıdır.

d) Çelikleri köklendirilmesi ve terbiyesi

Çelikler Mart içerisinde ve nisan ayı başlarında toprak sıcaklığı 10 0 C civarına ulaştığında dikilir. Sıralar ortalama 60 cm aralıkla pulluk veya el aletleri ile açılır. Çeliklere sıra üzerinde 30 cm aralık verilir ve uçları toprak hizasına gelecek şekilde bu sıralara dikim kazığı ile dikilir. Dikimden sonra sıra aralarındaki toprak, çelikler üzerine çekilir. Dikimden hemen sonra ilk su verilir. Yaz aylarında sulanmalarına, çapalanmalarına, yandan çıkan filizlerin temizlenmesine dikkat edilir.Sonbaharda erken don ve kırağı zararlarından korumak ve pişkin fidan elde edebilmek için eylül başından itibaren yavaş bir büyüme sağlayacak ve pişkinleşmeyi artıracak şekilde sulama aralıkları uzatılarak sulama işlemlerine dikkat edilmelidir.

İncir bahçesi tesisinin bir yıllık fidanlarla kurulması istenirse; fidanın taç ve terbiyesinin asıl yerlerinde yapılması ekolojik şartlara uyum sağlama bakımından daha uygun olacaktır. Bununla beraber bahçelere yüksek boylu ve terbiye edilmiş fidanlar dikmek arzu edildiğinde, fidanlar fidanlıkta iki sene bırakılabilir. Çelik ile fidan üretiminde bir sene içerisinde yüksek boylu fidan elde etmek için bol su ve gübre ile çelikleri aşırı şekilde sürmeye zorlamaktansa, normal beslenme ve bakım şartları içerisinde iki senede yetişmiş fidanları tercih etmek daha doğru olacaktır. Çünkü, fazla beslenme yolu ile bir yıl içerisinde zorlanarak süren ve aşırı büyüyen fidanların dokuları gevşek olacağından, pişkinleşmemiş olup donlara ve sıcaklara karşı dayanmaları az olur.

Fidan üretimi yukarıda anlatıldığı gibi konvansiyonel bir şekilde yapılabilir. Fakat son yıllarda fidanlıklarda görülen hastalık ve zararlılardan (Nematot, mantari kök hastalıkları vb.) üretilecek fidanları korumak için kontrollü bir şekilde yatak kültürü yöntemi de fidan üretimi yapılmaktadır.
Cevapla
#4
Yeni Bahçe Tesisi

İncir bahçeleri doğrudan fidan dikilerek kurulabileceği gibi, çelik dikilerek kurulabilir. Fidan üreten resmi ve özel kuruluşlar genelde talebi karşılamakla birlikte, üreticilerin bir kısmı direkt bahçeye çelik dikerek bahçe tesisi yoluna gitmektedir.

Dikimler, köklü incir fidanları ile yapıldığında birinci boy "1-2 yaşında, toprak yüzeyinden 10 cm. yukarıda, çapı 18 mm. den fazla ve boyları en az 100 cm. olanlar" ve ikinci boy "1-2 yaşında, toprak yüzeyinden 10 cm. yukarıda çapı 12-18 mm. ve boyları en az 75 cm. olanlar" kullanılmaktadır. Bu fidanların bir örnek ve bol saçak köklü, düzgün yarasız- beresiz gövdeli, hastalık ve zararlılardan arınmış ve adına doğru fidanlar olmasına özen gösterilmelidir.

I. Toprak Hazırlığı
İncir bahçesi tesis edilecek alanın önce ihata işlemi yapılır. Gerekiyorsa, drenaj vs. arazi ıslahı sorunları halledilir. Bahçe toprağı, dikimden önce 2-3 kez derince sürülür. Toprağın havalanması ve yağışlardan en iyi şekilde yararlanması sağlanır. Meyilli arazilerde kurulacak incir bahçelerinde su taşkınlarına karşı önlem alınmalıdır. Arazi meyilinin %3'ü geçtiği durumlarda kontur dikim yapılmalı, meyili %5'i geçen yerlerde, meyilin durumuna göre 10-15 metre aralıklarla teraslar yapılmalıdır. Bahçe kurulacak yerde dikimden önceki yaz, derin köklü, (kanyaş, ayrık vs. gibi) rizomları bulunan yabancı bitkiler en iyi şekilde temizlenmelidir. Zararlı ot temizliği küçümsenip göz ardı edilmemelidir.

II. Dikim Zamanı
İncir fidanları en uygun olarak kış uykusu devresinde yani yaprak dökümü ile ilkbaharda yeniden su yürümesi arasında kalan devrede dikilebilir. Kışın fazla soğuk ve şiddetli don tehlikesinin olmadığı yerlerde sonbahar yaprak dökümünü izleyen dikim tercih edilebilir. Sonbahar dikiminin yapılamadığı durumlarda dikim kış sonu- ilkbahar başında (Şubat- Mart) yapılabilir. Eğer daha geç dikim yapılırsa fidan başlangıçta bir büyüme sarsıntısı geçirir ve fidan tutma oranı düşerek kayıp artar. Ancak koşullar dikimi geciktirecek olursa fidanların uyku halinde kalmalarını sağlayacak uygun bir yerde saklanmaları gerekir. Kısa süreli bekletmeler için güneyi kapalı soğuk ve gölge yerlerde hendekleme bu iş için yeterlidir. Uzun süreli bekletme için fidanlar 1-4 C0 de soğuk depoda saklanarak uyku halinde bekletilebilir. Bu şekilde mayıs ayına kadar varan geç dikimler yapılabilir.

III. Fidan Dikimi
Tesis edilecek arazinin durumuna göre aşağıdaki dikim şekillerinden biri tercih edilir. Onun için düz arazilerde KARE veya DİKDÖRTGEN dikim şekli,az meyilli arazilerde ise ÜÇGEN 8veya altıgen) dikim şekli, arazi meyilinin %3 fazla olduğu durumlarda ise su taşkınlarından korunmak amacıyla KONTUR dikim şekli tercih edilir.

Dikimde mesafe seçimi, koşullara göre değişebilir. Sığ, verimsiz topraklarda aralıklar daraltılırken; derin, yeknesak ve verimli topraklarda daha geniş aralıklar kullanılır. İklim ve toprak koşullarının kötü olması durumunda 6x6 metre, çok iyi olması durumunda 8x8 metre mesafeler tercih edilir. Dikimi yapılacak bahçenin fidan yerleri işaretlendikten sonra, çukurlar açılır. Açılan çukurlar 50 cm. derinliğinde, 40-50 cm. genişliğinde olmalıdır. Çukurun dip kısmı üstten alınan toprakla, bir miktar çiftlik gübresi karıştırılıp, doldurulmalıdır. Kök tuvalet budaması yapıldıktan sonra, fidan dikim tahtasının orta kısmına yerleştirilerek, çukur toprakla doldurulur. Fidanın yan tarafına bir dikme dikilerek, fidanın zarar görmesini önlemek amacıyla bu dikmeye bağlanması sağlanmalıdır. Çukurun doldurulması sırasında köklerin toprakla temasının sağlanması açısından ayakla toprak sıkıştırılmalıdır. Fidanlara dikimi tamamlandıktan hemen sonra, mutlaka can suyu verilmelidir. Can suyu verme işi dikimi izleyen birkaç gün devamlı ve bol yağış olması dışında suyun bulunmadığı, ancak taşıma suyla sulamanın yapılabildiği yerlerde bile kesinlikle yapılmalıdır. Sulama köklerin etrafındaki toprağın yerleşmesini ve hava boşluklarının ortadan kalkmasını sağlar. Can suyu vermeme tutum oranının büyük ölçüde düşmesine neden olur. Bahçe kurmaya karar verildiğinde ilk önce bahçenin, ihata işlemi yapılır. Gerekiyorsa tesviye, drenaj vs. gibi sorunları tamamlanır. Arazinin durumuna göre düz arazilerde KARE dikim tercih edilir. DİKDÖRTGEN dikim de yapılabilir. Meyilli arazilerde en iyi dikim şekli KONTUR dikimdir. Dikim aralık mesafeleri 8x8-8x6-6x6 ve 8x4 metre olabilir. Kuvvetli topraklarda ağaç iyi gelişeceği için aralık ve mesafeler geniş tutulur. Bahçe kurulması sırasında temin edilecek olan fidanlar çeşit özelliklerini belirten, hastalık ve zararlılardan ari, sertifikalı veya ismine doğru üretim yapılan yerlerden temin edilmelidir.

IV. Fidanların Bakımı
Fidan gövdesi güneş yakmasından korumak amacıyla karton, kalın kağıt vs. gibi koruyucularla sarılır veya kireçle badana edilir. İncir fidanları fidanlıkta sulu koşullarda yetiştirildikleri için bahçedeki yerlerine dikildikleri ilk yıllarda sulamaya ihtiyaç gösterirler. Sulama olanaklarının çok sınırlı olması durumunda bile bu sulamaları yapmak zorunludur. Kumlu topraklar tınlı topraklara göre daha sık sulamaya ihtiyaç gösteriri. Sulama olanaklarının sınırlı olduğu durumlarda fidanların diplerindeki sulama çanaklarına sap, saman, ot , çiftlik gübresi konarak malçlama yapılır. Böylece toprak yüzeyinin doğrudan güneş ışığı ile teması önlenir ve toprak yüzeyinden buharlaşma ile su kaybı azaltılır.

Hava koşullarına bağlı olarak sulama Ağustos sonu veya Eylül başında kesilir. Daha sonra yapılacak sulamalar geç mevsim büyümesini teşvik eder ve fidanlar erken düşen donlardan zarar görebilir.

İncir fidanları ekseriyetle ilk büyüme mevsimi boyunca gübrelenmezler, çünki vegetatif büyümeyi teşvik eden azotlu gübreler temmuz ortasına kadar emniyetli olarak kullanılamazlar. Fidanlar ilk kış uyku devresinde fidan başına yaklaşık 50 gr. saf azotla ve ikinci kış uyku devresinde yaklaşık 100 gr. saf azotla gübrelenebilir. Üçüncü kış uyku devresindeki gübreleme ağacın gelişmesine ve beklenen ürüne bağlı olacaktır.
Cevapla
#5
Yıllık Bakım İşleri

Toprak İşleme

İncir bahçeleri genellikle sulama olanaklarının mevcut olmadığı yerlerde kurulduğu için, toprak devamlı işlenerek yabancı otların geliştirilmemesi yöntemi uygulanır. Toprak işlemesinin ana amaçları; toprağın havalanmasını sağlamak, yağışlardan yararlanmak, yabancı otları kontrol etmek ve bahçeyi hasada hazırlamaktır. İncir bahçeleri sonbaharda bir ve ilkbaharda iki olmak üzere yılda en az üç defa sürülmelidir. Ancak son yıllarda eğimli arazilerdeki incir bahçelerinde toprak erozyonu nedeniyle giderek artan verim azalışı dikkate alınarak daha az toprak işlemesi (sonbahar ve ilkbaharda olmak üzere yılda iki kez ) önerilmeye başlanmıştır.

Sonbahardaki toprak işlemesi, incir hasadının tamamlanmasından sonra yapılır. Sonbahar toprak işlemesi diğer iki toprak işlemesine göre daha derin yapılır. Ancak kök yaralanmasını önlemek için sürüm derinliği 20 cm yi geçmemelidir. Sonbahardaki derin toprak işlemesinin amacı, toprağın havalanmasını sağlamak, bazı hastalık ve zararlılara konaklık eden bitki artıklarını toprağa gömmek ve toprağı kabartarak kış yağışlarından en çok yarar sağlamak için ortam hazırlamaktır. Bu nedenle sonbahar sürümünde toprak kesekli bırakılır.

Arazi meylinin %3 e kadar olduğu az meyilli yerlerde, kış yağışlarından tam olarak yararlanmak amacıyla, bahçede tavalar yapılır. Bu amaçla sürüm tamamlandıktan sonra sıraların tam ortasında pulluk yardımıyla tava sırtları yapılır. Birbirine dik yönde yapılan bu tip sırtların birbirini kesmesiyle arazi tavalara dökülmüş olur. Böylece yağış sularından daha iyi yararlanılır.
İncir bahçeleri genellikle meyilli arazilerde kurulduğundan, ağaçlar, kontur dikim sistemine uygun dikilmeli ve sürümler meyile dik olarak yapılmalıdır.

İlkbahar toprak işlemesi, toprağın havalanmasını ve ilkbahar yağışlarından yararlanılması yanında kışın gelişen yabancı otları yok etmek amacıyla, toprağın tav durumuna bağlı olarak Mart ayında yapılır. İşleme derinliği 15 cm civarında olmalıdır. Sürüm düz arazilerde sonbahar toprak işlemesine dik yönde, meyilli arazilerde ise yine eğime dik olarak yapılır.Üçüncü sürüm, ileklemeyi takiben Haziran ayının ikinci yarısında yapılır.İşleme derinliği 10 cm civarındadır. Sürüm düz arazilerde ilkbahar sürümüne dik, meyilli arazilerde yine meyile dik yönde yapılır. Tırmık ve diskaro çekilerek arazi kuru incir hasadı için uygun hale getirilir.

Budama

İncir ağacı her yıl tepe gözünün sürmesiyle toprak koşullarına da bağlı olarak kısa veya uzun yıllık sürgünler meydana getirir. Bir yaşlı dallar üzerindeki yan gözler ya hiç sürmez ya da çok azı sürer. Doğal büyümesine bırakıldığında ana dallar devamlı uzunlamasına büyürler ve ağacın alt kısımları çıplak kalır. Kuvvetli gelişmeksizin devamlı uzayan ana dallar, sonunda ürün yükü ve yaprak ağırlığını taşıyamayarak sarkarlar. Bu şekilde uzayıp sarkma sonucu ağaç tacının ortası açılır, güneşle karşı karşıya kalır ve güneş yakmaları ortaya çıkar. Ayrıca dalların sarkması toprak işlemesini de güçleştirir. Bu şekilde kendi doğal gelişmelerine bırakılan, budanmayan ağaçlar zayıf düşer ve erken yaşlanırlar. Ürün miktarı ve kalitesi de düşer.

Şekil Budaması: Fidanlarda şekil budamasıyla istenilen yükseklikte, düzgün, dalları orta sıklıkta, düz, kuvvetli ve birbiriyle dengeli gelişmiş, çok sayıda ürün verebilecek sürgünlere sahip tacı olan bir ağaç yetiştirmek amaçlanır. Kuvvetli büyüyen ağaçlar hafif, normal büyüyenler orta, zayıf büyüyenler kuvvetli budanırlar.

Normal olarak fidanlar zeminden en çok 1 metre yükseklikten budanırlar. Bu yükseklik 60 cm. ye kadar indirilebilir. İlk ana dalları oluşturmak amacıyla seçilen yükseklikten ve uygun 3-4 göz üzerinden budanan genç ağaçta yaz mevsiminde budamalar yapılır. Ana dalların gelişmesini teşvik etmek üzere toprak yüzeyinden ve gövdeden çıkmış olan asalak sürgünler çıkarılmalıdır. İlk kış budamasında 3-4 iskelet ana dal seçilir. Bu ana dallar ağaç gövdesi çevresine eşit olarak dağıtılmalıdır. Aralarında 10-15 cm. mesafe bırakılmalıdır. Seçilen 3-4 ana dal 30-50 cm. mesafeden budanır. İkinci kış mevsiminde yapılacak budama her bir ana dalın ucuna yakın olarak çıkan iyi gelişmiş yan dallardan 2 veya 3 tanesinin seçiminden ibarettir. Ağaç yukarıya veya dışa doğru büyüyerek, bir vazo şeklini alacak biçimde terbiye edilmiş olmalıdır. Esas ana dallardan çıkan bütün obur dallar çıkarılmalıdır. Fakat birkaç tane geniş açıyla gelişen, daha az kuvvetli dallar meyve için bırakılmalıdır. Bu işlem, 3. ve 4. kış budamaları boyunca devam eder. Büyüme ve budamanın 4. yılı sonunda bir ağaç, gövdeden çıkmış 3-4 esas ana dalla, 6-12 adet sekonder dala sahip olacaktır. Asıl 4. veya 5. kış budamasında ana iskelet dallardan, zeminden 2-3 metre yüksekliklerde oluşan dallar ağacın üst orta kısmının doldurulmasına olanak sağlar. Böylece son şeklini almış olgun bir ağaç, yekpare bir taç üzerinde bir yaprak ve meyve kubbesi halinde gelişir.

Bu şekilde ana dalları kısa, kuvvetli ve dengeli büyümüş bir ağaç elde edilmiş olur. Taç verme yüksekliği küçük olmasına karşın dallar kuvvetli ve dengeli ve meyilli olarak büyüyüp sarkmayacakları için bahçede toprak işlemesi sorun olmaz.

Ürün Budaması: Ürün budaması verim çağındaki ağaçların şekillerini korumak ve ağacı fizyolojik dengede tutmak amacıyla yapılan seyreltme ve kısaltma budamalarından oluşur. Seyreltme budamasında, budanacak dallar ve sürgünler dibinden kesilir. Sıklaşmış dal ve sürgünler, çatal ve çapraz dallar, birbiri üstüne binmiş dallar kesilir.

İlk yıllarda sadece seyreltme şeklinde yapılan budamalar belirli bir zaman sonunda ihtiyacı karşılayamaz hale gelir. Doruk gözlerin alınmaması sonucu devamlı uzayan dallar sarkmaya ve zayıflamaya başlar. Yıllık sürgünler daha zayıf ve kısa oluşmaya, ürün miktar ve kalitesi düşmeye başlar. Özellikle fizyolojik denge bozulur. Bu durumda ağaçta seyreltme budamasına ilaveten kısaltma budaması yapmaya başlanır.

Kısaltma budaması her yıl ürün dallarından bir kısmına uygulanır. Böylece hem diğer dalların büyüme dengesi bozulmaz hem de üründe fazla bir azalmaya neden olmaksızın bir kısım ürün dalı yenilenmiş ve kuvvetlendirilmiş olur. Dikkat edilmesi gereken nokta kısaltma budamalarının çok şiddetli ve çok fazla sayıda dal üzerinde yapılmamasıdır. Bu durumda ürün miktarı birden düşeceği gibi ağaç istenmeyen obur dal oluşumuna zorlanmış olur.

Gençleştirme Budaması: Bölgede incir yetiştiricilerinin çoğu budamaya önem vermemektedir. Bu nedenle ağaçların çoğu bakımsızlıktan gövdeleri çürümüş, dalları uzayıp sarkmış, dal sarkmaları sonucu tacın ortası açılmış ve güneş yakmasına maruz kalmış, gövdeleri hastalık ve zararlı yuvası haline gelmiş durumdadır. Tüm bu ilgisizliğin ve bakımsızlığın doğal sonucu olarak ürün miktar ve kalitece düşmüş durumdadır. Bu durumdaki bahçelerde yapılacak işler şöyle özetlenebilir:

Ağaçlar henüz genç ve kuvvetli ise, hastalıklı, kurumuş ve kırılmış dalların atılması, yukarıya doğru gelişme özelliklerini kaybetmiş sarkık dalların dik gelişen yan dallar veya obur dallar üzerinden kesilmesi ve sık dalların seyreltilmesi şeklinde bir budama uygulanır. Yaşlı dallar üzerinde obur dal gelişimine fırsat verilmez. Ağacın üst kısmında meydana gelen dallarda da gelişme kuvvetine göre hafif ve sert budamalar uygulanarak yeni oluşan dalların dengeli büyümesi sağlanır.

Ağaçlar fazla zayıflamışsa, kısaltma budaması birkaç yıl yerine bir yılda yapılır. Bakımsızlık ve zayıflık ileri safhaya vardığında ve ağaçlar yaşlanmaya başladığında artık kısaltma budaması ihtiyacı karşılamaz. Bu ağaçların yeniden kuvvetli sürgünler meydana getirmesini sağlamak, yeni bir taç oluşturmak amacıyla gençleştirme (kabaklama) budaması zorunlu olur.

Gençleştirme budaması yapılırken öncelikle ağacın kurumuş, kırılmış, hastalıklı ve birbirine girmiş dalları kesilip atılır. Geri kalan dallarda 8-10 cm çapındaki kısımlara kadar bütün dallar kesilerek ağacın eski tacı atılır. Kesim sonrası süren yeni dallardan yeni tacın oluşturulmasında kullanılacak olanlar bırakılıp, diğerleri ayıklanarak atılır. Ayıklanacak dallardan bir kısmı gölgelerinden yararlanıp ana dalları güneşten korumak amacıyla kısa budamaya tabi tutularak bırakılabilir.

Gençleştirme budaması bir yılda yapılabileceği gibi iki yılda da yapılabilir.

Genel olarak budamada dikkat edilecek noktalar şu şekilde özetlenebilir.

1. Bir yıllık dallarda sürekli boğum yerinden kesim yapılmalı, öz açığa çıkarılmamalıdır.
2. Dibinden kesilecek dallar daima dal yastığı üzerinden kesilmelidir.
3. Budama iyi bilenmiş, keskin ve temiz aletlerle yapılmalıdır. Seyreltme budaması ve ince dal kesimlerinde budama makası, kalın dal kesimlerinde testere kullanılmalıdır.
4. Kalın dal kesimlerinde dal yarılmasını önlemek için, kesime dalın alt kısmından başlanmalıdır. Alt kısımda bir miktar kesim yapıldıktan sonra tam karşı üst tarafa geçilerek kesim tamamlanır veya dalın ağırlığı yarılmaya neden olmasın diye önce esas kesim yerinin 40-50 cm ötesinden sonra esas yerden kesim yapılır.
5. Kalın dal kesimi sonucu ortaya çıkan yaralara aşı macunu sürülerek yara örtülmelidir.
6. Budama artıkları hastalık ve zararlı taşıyıcıları oldukları için derhal toplanıp yakılmalı veya bahçeden uzaklaştırılmalıdır.

Gübreleme

İncir yetiştiriciliği için 6-7.8 arasında değişen bir toprak pH sı uygundur. İncir ağacı kireç seven bir bitki olduğu için oldukça yüksek kirece sahip topraklarda yetiştirilebilir. Toprak pH sının düşük olduğu yerlerde ağaçlara kireç verilmesi yararlı ve hatta zorunludur. Kireçleme ile toprağa verilecek kireç miktarı, toprak pH sı, toprağın yapısı (bünyesi) organik madde içeriği ve kullanılacak kireç materyallerinin özelliklerine bağlı olarak değişmektedir.

Toprağın kireç ihtiyacı ve dekara uygulanacak kireç miktarı kesinlikle laboratuarda uygulanacak toprak analizi sonucu belirlenmelidir. Aksi halde gereksiz ve aşırı kireçleme bir ekonomik kayıp olmasının yanısıra başta fosfor olmak üzere bazı bitki besinlerinin topraktan alımını engeller.

Kireç uygulaması sonbaharda yapılır. Toprağa serpilen kireç sürüm ile veya diğer yollarla toprağın altına gömülür. Yapılacak gübreleme, ağaçlarda noksanlığı görülen besin maddelerini sağlamalıdır. Besin maddesi ihtiyacı en sağlıklı olarak ağaçların gelişme ve ürün durumlarının izlenmesi ile birlikte toprak ve yaprak analizleri ile ortaya çıkabilir.

Azot gübrelemesi vegetatif gelişmeyi, yani yaprak büyüklüğünü, yıllık sürgünlerin uzunluğunu arttırır. Sürgün uzunluğu artınca meyve sayısı da artar. Meyve sayısındaki bu olumlu gelişmeye rağmen meyve iriliği azalır. Özellikle kurutmalık çeşitlerde, kuru meyve kalitesi azalır, meyve kabuk rengi koyulaşır.

Fosfor besin maddesi diğer işlevleri yanında, incirde meyve iriliğini de olumlu yönde etkilemektedir. İncir yetiştiriciliğinde, irilik önemli bir özelliktir.

Potasyum besin maddesi de meyve kalitesi ve ürün miktarı üzerine etkili olmaktadır. Potasyum, meyveleri güneş yanmasından zarar görmelerini azaltır. Daha açık kabuk rengine sahip, daha yumuşak kuru incir meyvesi elde edilmesine yardım eder. Verilecek gübre miktarının saptanmasında çeşitli etmenlerin (iklim, toprak ve bitki ) göz önüne alınması zorunludur.

Çiftlik gübresi, dekara 2-3 ton olarak hesap edilir. Bu miktar gübreyi dağıtmak için her 4 ağaç arasına 1-2 araba gübre bırakılır. Gübreyi ağaçların diplerine yığmak doğru değildir. Çiftlik gübresi hasattan hemen sonra verilir ve derhal sonbahar toprak işlemesi ile toprak yüzünde bekletmeden toprağa karıştırılır. Gübreleme konusunda izlenecek en tutarlı yol yetiştiricilerin bahçelerindeki ağaçlarını çok iyi izleyerek ağaçların beslenme yönünden herhangi bir sorunu olup olmadığını saptamasıdır. Bu gözlemleri ve yaptıracakları toprak ve yaprak analizleri ışığında gelecek yılın gübre planı hazırlanır.

Bu amaçla yapılacak gözlemler şunlardır.

1. O yıl meydana gelen sürgünlerin uzunluk ve kalınlık durumu,
2. Yaprakların şekil, büyüklük ve renkleri,
3. Meyvelerin irilik ve renkleri,
4. Ürünün miktar ve kalitesi
5. Yabancı otların ve varsa bahçe içindeki diğer ağaçların gelişme durumları vb.

Örneğin; yeterli miktarda suya sahip bir toprakta sürgünler zayıf ve kısa, yaprak renkleri sarı, kurumuş meyveler küçük ve balsız ( kavurga ), bahçedeki yabancı otların gelişmesi zayıf ise ya toprak yeterli besin maddesine sahip değildir ya da ağaçlar topraktaki besin maddelerinden gereği gibi yararlanamamaktadır.

İncir bahçelerinin gübrelenmesi konusunda hatırdan çıkarılmaması gereken hususlardan biri de taban arazilerden kır arazilere gidildikçe toprakların besin maddelerince fakirleşmeleridir.

Mevcut bilgiler ışığında gübrelemede dikkat edilecek noktalar şu şekilde özetlenebilir:

1.Özellikle kır taban ve kır arazilerdeki incir bahçelerine her yıl yanmış çiftlik gübresi verilemediğinde bakla, bezelye, fiğ vb. bitkiler yetiştirilerek yeşil gübreleme yapılmalıdır.

2.Azotlu gübreler sürgün gelişmesi başta olmak üzere ağaç gelişmesi izlenerek verilmelidir. Ortalama yıllık sürgün uzunluğu 15 cm. den kısa olan ağaçlara azot uygulaması yapılmalıdır. Ağacın durumuna toprak ve yaprak analizi sonuçlarına da bağlı olarak 30 Kg kuru veya 100 Kg taze incir meyvesi verebilecek büyüklükteki bir ağaca 100-150 gr saf azot verilebilir. Bu amaçla alkali reaksiyonlu topraklarda Amonyum Sülfat ( 500-750 gr ), hafif asit reaksiyonlu topraklarda Amonyum Nitrat ( 400-600 gr ) gübresi verilmelidir. Aşırı miktarda ve gereksiz azot gübrelemesinden kaçınmak gerekir. Gelişmeye bağlı olarak azot her yıl veya birkaç yılda bir verilmelidir.

3.Yine aynı miktarda ürün verebilecek ağaçlara ağaç başına 150-200 gr saf fosfor(P2O5), 1000-1250 gr Süper Fosfat gübresi veya eşdeğeri başka bir gübre ve 150-200 gr saf potasyum ( K2O) , 300-400 gr Potasyum Sülfat veya eşdeğeri başka bir gübre şeklinde verilebilir. Bu miktarlar ağaç büyüklüğüne göre azaltılabilir veya arttırılabilir.

Fosforlu ve potasyumlu gübreler sonbaharda en geç kışın ilk yarısında verilmelidir. Azotlu gübreler şubat-mart aylarında mümkünse iki kerede uygulanmalıdır.

4.Yeşil gübreleme yapıldığında ek olarak azotlu gübre gerekmez. Ancak fosforlu ve potasyumlu gübrenin verilmesi göz ardı edilmemelidir.

5.Bütün ağaçlara aynı miktarda gübre vermeye gerek yoktur. Analiz ve gözlemlere uygun olarak ağaçların büyüklük ve gelişme durumlarına uygun gübreleme yapılmalıdır.
Ayrıca toprak ve yaprak analizleri ile mikro element noksanlığı tespit edildiğinde laboratuarın öneri ve açıklamalarına uygun olarak mikroelement gübrelemesi yapılmalıdır.

Sulama

İncir ağacının en uygun yağış isteği 625 mm. dir. Yağış miktarının 550 mm.nin altına düşmesi durumunda sulama yapmak gerekir.Yağışın yetersiz olduğu durumlarda yaz aylarının başında toprak tavını yitirmekte, ürün olum devresi olan Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarındaki kuraklık nedeniyle yaprak dökümleri olmakta, bunun sonucu olarak da meyveler küçük, lezzetsiz, az etli ve balsız olmaktadır. Kavurga denilen bu incirlerin piyasa değeri de düşük olmaktadır. Yağışın miktarı yanında yağışların oluş şekli ve yıl içerisindeki dağılımı da önemlidir.

Düz arazilerde yıllık yağışın yeterli olduğu yıllarda özellikle toprak işlemesi olmak üzere bahçe bakım önlemlerinin yerine getirilmesi koşuluyla sulama yapmaksızın başarılı incir yetiştiriciliği yapılabilir. Yıllık yağışın yeterli olmadığı yıllarda yağışların miktarına da bağlı olarak 1-2 sulama yapmak yararlı hatta zorunludur. Ege bölgesinde yağışlar Mayıs ayında tamamlanmaktadır. Daha sonraki aylarda yağış yoktur veya önemsizdir. Mayıs ayına kadar yağışların bir değerlendirmesini yapmak ve yetersizlik durumunda Mayıs ayında bahçelerde sulama yapmak gerekir. Yağışların çok yetersiz olması durumunda haziran sonu Temmuz maşında ikinci bir sulama gereği ortaya çıkar.

Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsünce bir sulama denemesi yapılmış ve şu sonuç alınmıştır. Kır-taban arazide yıllık yağışların normal olduğu yıllarda farklı zamanlarda verilen sulama suyunun verim ve kalite üzerine çok fazla etkili olmadığı görülmüştür. Fakat ağaçların gelişmesinde, verim ve kalitede artış olmuş, hiçbir zararlı etki saptanmamıştır. Buna göre Nisan sonu- Mayıs başında ve kurak geçen yıllarda Haziran sonu-Temmuz başında olmak üzere 1-2 sulama yapılmasının verim ve kaliteyi arttırmada yararlı olacağı sonucuna varılmıştır.

İncir bahçeleri genellikle kır-taban ve kır arazilerde kurulu olduğu için su muhafaza tedbirleri çok önemlidir. Çünkü yağmur suları toprakta kalmamakta ve akıp gitmektedir. Bu koşullarda yağışın 550 mm ve daha fazla olması da fazla bir şey ifade etmez. Ayrıca bu tip arazilerin hemen tamamı sulama olanaklarından yoksundur. Bu gibi arazilerde yapılacak ilk ve en önemli iş su muhafaza önlemlerini yerine getirerek yağışlardan en yüksek yararı sağlamaktır.

Aşırı ve geç sulama yapmaktan da kaçınmalıdır. Sarılop çeşidi aşırı vegetatif gelişme ve bunun sonucu ortaya çıkan meyve kalitesi bozulmaları nedeniyle özellikle duyarlıdır. Bu nedenle sulamalara hasada bir ay kala son verilmiş olmalıdır.

İncir Bahçelerinde Toprak ve Su Muhafaza Önlemleri

İncir bahçeleri çoğunlukla eğimli arazilerde kurulmuştur ve kurulmaktadır. Bu tip araziler erozyona açıktır. Zaten yüzlek olan toprak, suların etkisiyle sürüklenip taşındığı için ağaçların kökleri açıkta kalmakta, gelişme yavaşlamakta hatta durmaktadır.

Gerek toprak erozyonunun önlenmesi ve gerekse kıt olan suyun muhafazası yönünden yapılması gerekli işlemler şöyle özetlenebilir:

1.Eğime dik sürüm

En basit ve kolay toprak-su muhafaza önlemidir. Sürme eğime dik yönde yapılarak arazide çift karıkları oluşturulur. eğime bağlı olarak yukarıdan aşağıya inen yağış sularının hızı bu karıklar yardımıyla kesilerek toprak erozyonu azaltılmış olur. Aynı zamanda karıkta biriken sular zamanla toprağa geçerler. Dikkat edilmeyerek sürüm eğim yönünde yapılacak olursa sürüm sonucu meydana gelen çift karıkları boyunca erozyon çabuklaşır. Bu karıklar kanal görevi yaparak suyu akıtır ve erozyona neden olurlar.

2.Malçlama yapmak

Ağaçların altına kuru ot, saman, vb gibi örtme materyaliyle konmuş bitki artıklarına malç, bu işleme malçlama denir. Toprak yüzeyinde bir örtü tabakası meydana getiren malç devamlı olarak yüzeyi gölgelediğinden güneş ve rüzgar nedeniyle oluşacak buharlaşmaya engel olmaktadır.

Eğer bahçede yabancı otlar mevcutsa bunların biçilip yerlerinde bırakılmaları yaz mevsiminde bir çeşit malç görevi yapmakta ve suyun israfına engel olmaktadır.

İncirler buruklaşıp yere döküldükleri ve toplama zeminden yapıldığı için malçlama ancak ağaçlar meyveye yatıncaya kadar uygulanabilir. Özellikle yeni dikilen fidanların diplerine açılacak sulama yalaklarında malçlama yapmak yararlı ve ihmal edilmemesi gereken bir önlemdir.

3.Yeşil gübre bitkileri yetiştirmek

Sonbahar toprak işlemesi sırasında toprağa atılacak yeşil gübre bitkisi tohumları kışa kadar çimlenip gelişirler. Yeşil gübre bitkisi kökleri yardımıyla toprağa sıkıca tutunarak erozyona engel olur. Bitkinin toprak üstü organları da yağmurların şiddetini ve sürükleme gücünü azaltarak erozyonun önlenmesine yardımcı olur. Ayrıca akış hızı azalan suyun toprak tarafından emilmesi de kolaylaşır.

4.Teraslama

Eğime dik sürüm ve ekim önlemlerinin yarar sağlamadığı fazla eğimli yerlerde, toprak erozyonunu önlemek ve suyu muhafaza etmek için teras olarak adlandırılan setlerin yapımı zorunludur. Eğimi %3 ü geçen yerlerde de su taşkınlarını iyice kontrol altına almak için de kontur dikim yapmak gerekir.

Terasların yapılış şekil ve sayıları, bahçe toprağının su geçirme özelliğine, bölgenin yağış durumu ve şiddetine, doğal bitki örtüsünün durumuna ve eğim derecesine bağlı olarak değişir. Bütün bu unsurlar göz önüne alınarak yapılacak teras şeklini saptamak gerekir.

Teraslar gördükleri iş açısından ikiye ayrılır:

a)Taşkın sularını önleyici ve saptırıcı teraslar

b)Suyun toprak içine geçmesini kolaylaştıran emici teraslar

Teraslar ne şekilde ve hangi malzemeyle yapılırsa yapılsın, uzun yıllar dayanacak şekilde sağlam yapılmalıdır. Terasların dayanma süresini arttırmak yönünden toprak işlemesine özen gösterilmelidir.

Teraslar yapılış şekillerine göre üçe ayrılır:

1.Sırt teraslar: Eğim derecesi %4 e kadar olan hafif eğimli arazilerde yapılır. Sırt terasın yapılabilmesi için ağaçların belirli aralıklarla dikilmiş ve sıraların düzgün olması gerekir.

İki ağaç sırasının ortasına isabet eden yerlerde tesviye eğrileri yönünde kazılan toprak 40-50 cm yüksekliğinde yığılır. Kazarak meydana getirilen hafif çukurluk sırt terasın kanalı, kanalın alt tarafına atılarak yığın haline getirilmiş yüksekçe kısım sırt terasın sırtıdır. Sırt teraslar pullukla da yapılabilir.

Özellikle kumsal, geçirgen topraklarda sırt teraslar oldukça yararlıdır. Yağış sularının eğim yönünde akışını engelleyerek toprak tarafından emilmesini sağlar. Yağış suları akış haline geçemez. Su sırtın önünde tutulup akış hızı ve taşıma gücü kesildiği için sel oyuntularının oluşumu önlenir. Sırt önünde, kanalda biriken su toprak tarafından emilerek depolanır.

2.Kanal teraslar: Eğimin %4-15 olduğu yerlerde bu tip teraslar uygundur. Böyle yerlerde kanallar içinde biriken suyun toprağa emdirilmesi ve fazla suyun boşaltma kanalları yardımıyla bahçeden tehlikesizce atılması sağlanır. Kanal teraslar arazi eğimine dik olarak toprağın kazılarak daha geniş bir kanal ve çıkan toprağın 40-50 cm yüksekliğinde ve daha geniş olarak yığılmasıyla bir sırt oluşturarak tesis edilirler. Genellikle kanal terasların uzunluğu 100-200m arasındadır fakat daha kısa teraslar tercih edilir. Her iki ya da üç ağaç arasından sonra bir kanal teras geçirilir. Her kanal terasın ağzı esas kanala dik, arazi eğimi yönünde açılmış bir boşaltma kanalına başlanır.

3.Seki teraslar: arazi eğiminin %15 ten fazla olduğu yerlerde yapılırlar. Mevcut toprağın erozyondan korunması ve ağaçların su ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla seki teraslara mutlaka gerek duyulmaktadır. Yapılışları fazla emek ve masraf gerektirir. Bu nedenle sağlam yapılmalıdırlar. Seki teras için ağaç kazıklar da kullanılmakla beraber en sağlamı taşlarla yapılanıdır.

İki seki arasında kalan toprak, üst kısım kazılmak ve kazılan toprağın taş duvar önüne doldurulması suretiyle düzeltilir. Eğim yönünde akan sular teras önünde toplanırlar.Suyun terası aşacak kadar toplanmasını ve erozyona neden olmasını önlemek için teras ucundan iç kısma doğru eğim verilir.
Cevapla
#6
İlekleme Nedir?

Bir çok bahçe ürünlerinde olduğu gibi incirinde döllenme biyolojisi, meyve tutumu ve olgunlaşması açısından son derece önemlidir. Ticari açıdan önemli olan Sarılop ve Bursa Siyahı incir çeşitleri,meyve vermeleri için mutlaka döllenme işlemine gerek duyarlar. Bu amaçla dişi incirlerin en önemli meyve ürünü olan yaz ürünleri (iyilopları) döllenme amacıyla iyiloplarla aynı zamanda olgunlaşan erkek incirlerin ilek meyvelerinin içlerindeki arıları ile birlikte dişi ağaçları üzerine bırakılması işlemine ilekleme (=Caprification) ,bu amaçla kullanılan erkek incir meyvelerine ilek denir. Burada önemli olan ilek arıcığının (Blastophaga psenes) yeteri miktarda ve hastalıksız poleni dişi incir meyvesindeki dişi incir çiçeklerine ulaştırması işlemidir.

Tozlamada dişi ilek arıları görev yapar. Erkek arılar görev yapmazlar. Ergin dişi arılar, takip eden erkek incir meyvelerine (Ebe) girmek üzere ilek meyvelerini terk eder. Eğer ilek meyveleri dişi incir ağaçlarına bırakılırsa, yani ilekleme işlemi yapılırsa erkek incir meyvelerini (İlekleri) terk eden ergin dişi arılar, yumurta bırakma ortamı bulmak amacıyla dişi incir ağacı meyvelerine girer. Bu sırada arının vücudu üzerinde taşınan polenler dişi çiçekler üzerine yayılır. Sonuçta döllenme ve döllenme sonrası da çimlenme gücüne sahip çekirdekler meydana gelir. Ancak dişi çiçeklerin yapısının arının yumurta bırakmasına uygun olmaması nedeniyle ilek arıları dişi incir meyvelerine yumurta bırakamaz.

Ne Zaman İlekleme Yapılmalıdır?

İlekleme işlemi genellikle erkek incir ağaçlarındaki meyvelerde oluşan erkek çiçeklerdeki polen keselerinin patlaması ile, ilek arıcıklarının ergin hale gelmesi ve dişi incir ağaçlarındaki meyve iriliklerinin fındık büyüklüğünü aldığı Haziran ayı içinde yapılır. Meyveler ilekleme olmaksızın yaklaşık 20.0 mm çapa kadar büyürler ve sonra sararır,buruşur ve olgunlaşmadan dökülürler.

Ağaç üzerindeki ilek meyveleri, iyice irileşip renkleri koyu yeşilden açık yeşile veya sarımtırak yeşil renge döndüğünde olgunlaşmış durumdadır. Ostiol kısmındaki içe doğru çökük pullar kabarmış,dışa doğru çıkmış ve ostiol kısmı, ilek arısının kolayca çıkışına olanak verecek hale gelmiştir. Bu sırada meyveler içerisinde birkaç ilek arısı vardır. Gal çiçeklerinin ovaryumları (darıları) irileşmiş ve içlerindeki arıcıkların gelişmiş olması nedeniyle mor veya siyaha yakın bir renk almış, ostiolum tarafındaki erkek çiçeklerin polenleri olgunlaşmış durumdadır. Meyve yarılıp, avuç içine silkelendiğinde bir kısım polenlerin avuç içine döküldüğü kolayca görülebilir. İlekleme işlemi, sabah erken havanın serin ve sakin olduğu saatlerde yapılmalıdır. Sabah serinliğinde ilek arıcığı çıkışı olmaz. Hava ısındıkça arıcık çıkışı başlar ve bahçedeki meyvelere dağılır. Öğleyin sıcakta çıkış durur. Akşamüzeri 3-4 saat tekrar çıkış olur. İlek meyveleri ağacın güneş almayan gölge kısımlarına asılmalıdır. Böylece ilek meyveleri daha uzun süre canlı kalarak daha çok ilek arıcığı çıkışı sağlanmış olur. Hava koşullarına, ilek çeşidine, asım işlemine bağlı olarak arıcık çıkışı 4-6 gün devam eder.

İncirde meyve doğuşlarına bağlı olarak içlerindeki normal dişi çiçeklerin reseptif (döllenebilecek) duruma gelmesi 10-15 gün sürer. Bahçe koşullarına arıcık çıkışı 4-6 gün sürdüğü için, farklı zamanlarda meydana gelmiş meyveleri döllemek üzere,normal koşullarda bir hafta arayla 2 kez ilekleme yapılması gereklidir. Birinci ilekleme ilk doğan meyveler iri fındık büyüklüğüne eriştiklerinde,ikinci ilekleme bundan bir hafta sonra yapılır. Normal koşullarda daha fazla tutum nedeniyle ağaçta genel bir zayıflık yaratacağı,döller sarkıp güneş yakmasına maruz kalacağı, meyve kalitesi düşeceği için ikinci bir ilekleme yapılmaz. Böylece geç doğan meyveler ,döllenmeyerek dökülmeleri sağlanır.

İlek meyvelerin dişi incir meyvelerinden daha önce olgunlaşması da söz konusu olabilir. Böyle durumlarda kaliteli ilek teminini sağlamak için ilekleme sezonunu uzatmak gerektiğinde ilek meyvesi 4 0C de l0 gün depolanabilir. Meyvelerin bir antitranspirant ile kaplanması bu süreyi uzatacaktır.

İlekleme Nasıl Yapılır?

Olgunlaşan ilek meyveleri ağacından sabah erken saatlerde ve akşamüzeri geç saatlerde olmak üzere, günde iki kez ve her gün toplanmalıdır. Toplanan ileklerin, ağaç dallarına yeteri miktarda ve düzenli olarak dağıtılması gerekir. Bu amaçla ülkemizde ilekler, bataklıklarda yetişen Cyperacae familyasından kova adı verilen bitkinin ince uzun saplarına dizilir ve ağaçlara asılır (Resim 1). İleklemede kullanılacak meyveleri kova,ip vb. gibi bir materyale dizerek asma durumunda, dizme işlemi şöyle yapılmaktadır: İlek meyveleri sap kısmına yakın bir yerden çivi vb. bir malzeme ile delinir, sonra dizilir, fakat delme işlemi, mutlaka meyvenin sapına yakın bir kısmından yapılmalı, meyvenin iç boşluğunu dışa bağlayacak bir delik açılmamalıdır. Aksi takdirde, ilekleme işleminin ikinci ve sonraki günlerinde, meyvenin de su yitirmesiyle delik genişler ve meyvenin içindeki ilek sinekleri daha kolay çıkış yolu durumundaki bu deliği izleyerek dışarı çıkarlar. Normalde, ilek sineğinin ostiolden çıkması ve çıkarken de sadece ostiol civarında bulunan erkek çiçeklerin olgunlaşmış çiçek tozlarını (polenlerini) yüklenmiş olması gerekir. Çünkü meyve bağlamayı yani döllenmeyi bu polenler yapmakta, ilek arıcığı ise polen taşıyıcı görevi yapmaktadır. Ayrıca, dizme sırasında ilek meyvesini terk edecek arıcıkların bahçede kalması yönünden dizme işlemi mümkün olduğunca ileklemenin yapılacağı bahçenin içerisinde gerçekleştirilmelidir. İşte bu olumsuzlukları gidermek için ilekleme işleminde, Kurumumuz tarafından geliştirilen ve uygulama sahasının arttırılmasına çalışılan plastik (naylon) fileler kullanılmaktadır.

Plastik filelerin ilekleme işleminde kullanılmasının üreticilere sağlayacağı yararlar şunlardır:

a) İleklerin kova bitkisine dizilme ve incir ağacına asılması işlemlerinde görülen olumsuzluklar giderilmiş olacaktır.

b)Maliyetler düşürülmüş olacaktır. Çünkü her ilekleme işlemi için ayrı bir kova bitkisi gerekirken,plastik fileler ise 4-7 yıl kullanılabilmektedir.

c) Zamandan kazanılmış olacaktır. Çünkü iklime göre değişmekle beraber ilekleme işlemi Haziran ilk haftasında başlayıp,ikinci hafta sonunda ya da üçüncü hafta başında bitirilmesi gereken bir işlemdir. Bu kritik ve kısa zaman diliminde,zaman kazanılması açısından büyük bir avantaj sağlamış olacaktır.

d) İlekleme işlemi daha etkin olmakta,ilek arıcıklarının dişi incir meyvelerine giriş-çıkışları daha iyi ve amacına uygun olmaktadır.

e) İlekleme işlemi bittikten sonra,kuruyan ileklerin bahçeden uzaklaştırılıp,bir köşede yakılması,imha edilmesi gerekmektedir. Oysa Kurumumuz tarafından yapılan bir çok araştırma ve gözlemlerde ilekleme işleminde kova bitkisini kullanan üreticilerin bu ilekleri tekrar toplayıp imha etmedikleri tespit edilmiştir. Fakat plastik fileleri üretici tekrar kullanacağı için toplaması zorunlu olmakla birlikte, bu işlemi yaparken file içerisinde kurumuş ilekleri imha etmesi büyük oranda gerçekleştirilmiş olacaktır. Kurumuş ve kullanılmış olan ilekler bir çok zararlıyı bünyesinde barındırmakta Aflatoksin vb.mantari ve bakteriyel kökenli hastalıkların oluşmasında da taşıyıcılık görevi üstlenmektedirler. İlekleme işlemi sonrasında yok edilmesi gerekir. Oysa ileklemede kova kullanılan üreticiler,bunları ağaç üzerinde astıkları noktaları,dalları unuttuklarını veya yetişemediklerini vb. mazeretler bularak işlem bitiminde bunları tekrar toplayıp imha etmemekte ve sonuç olarak bir çok hastalık ve zararlıya davetiye çıkarmış olmaktadırlar .

Bir ağaca verilecek ilek miktarı ağacın büyüklüğü, toprağın yapısı, ileğin özelliği gibi etmenlere bağlı olarak değişir.

Ağaç tacının çapı (m) Ağaç başına verilecek ilek meyvesi (adet) *
2 - 36
2.5 - 48
3 - 56
4 - 64
5 - 72
6 - 80

* Bu miktarlar 2 defada uygulanacak toplam ilek meyvesi miktarı olup,kilosunda 45-50 adet ve normal sayıda arı içeren sağlıklı meyveler ele alınarak verilmiştir.

Aşırı ileklemeden kaçınmak için, erkek incir ağaçları ayrı bir yerde yetiştirilmelidir. Erkek incir bahçesi tesis ederken incir üreticisinin sahip olduğu dişi incir bahçesi ve dolayısıyla ağacının sayısını bilmesi gerekir. Her 100 dişi incir ağacı için, 1 adet erkek incir ağacı olacak şekilde ileklik kurulması uygun olacaktır. Olanak varsa her 100 dişi ağaç için 1 erkenci,1 orta ve 1 geçci çeşitten ileklik kurmak daha da güvenli olacaktır.

Özetle ilekleme konusunda genel olarak yapılan hatalar şunlardır:

1-Temiz ilek temini ve asılması önemlidir. İlek meyvesinden çıkan, polenleri dişi incir meyvesine taşıyan ilek arıcığı, incirde Aspergillus spp ve diğer fungusların taşınmasında rol oynar. İlekleme ile bulaşan mantarlar, olgunlukta küf gelişimi, aflatoksin, akma vb sorunlarla verim ve kaliteyi düşürür.

2-Hemen hemen tüm üreticiler ilek meyvelerinden arı çıkışı tamamlandıktan sonra ağaca astığı ilek meyvelerini toplayıp, yok etmemektedir. Bilindiği gibi kurumuş ilek meyveleri incir hastalık ve zararlıları için yataklık yaparak enfeksiyon kaynağı olmaktadır. Bu nedenle görevi tamamlanmış kuru incir meyvelerinin, toplanıp yok edilmesi büyük yarar sağlayacaktır.

3-Yetiştiriciler bahçe kurarken, ilek ihtiyacını dikkate almamaktadır. Dişi incir ağaçları büyüyüp ileklemeye gereksinim gösterdiğinde, ileği dışarıdan temin etmek zorunda kalmaktadır. Buda ileği çok yüksek fiyatla temin etme, zamanında ve kaliteli ilek bulamamaktır.
Cevapla
#7
Hasat, Kurutma ve Değerlendirme

İncir bahçelerinde özenle yapılması gereken işlerden biriside hasattır. Ancak dikkatli bir hasatla geçmiş yıllarda ve o yıl yapılmış, emek ve masraflar başarılı bir şekilde değerlendirilebilir. Taze ve kuru incir hasadında, toplama kabı olarak kargı, hayıt ve söğütten yapılmış, değişik boylarda sepetler kullanılmaktadır. Taze incir meyvesinin çok duyarlı olması nedeniyle sepetlerin iç yüzlerinin düzgün olması gerekir. Taze incirlerin, içlerine toplandığı sepetlerle pazara sevk edildiği durumlarda sepet iç yüzeyinin düzgünlüğü daha büyük önem taşır. Bu durumda sepetler, 5 kg. dan fazla incir almayacak büyüklükte ve mümkün olduğunca yayvan (az derin) olmalıdır. Özellikle taze incir hasadında sepetlerin sadece toplamada kullanılması durumunda sepet iç yüzeyinin bez veya süngerle kaplanması büyük yarar sağlar. Sadece taze incir toplamak amacıyla madeni kovalar ve derin olmayan düz yüzeyli kova yada buna benzer kaplar kullanılmalıdır. Ağaç altlarına dökülen buruk incirlerin toplandığı sepet ve benzeri kaplarda en çok 15 kg. incir alacak büyüklükte olmalıdır.

Taze İncir Hasadı

Ulusal ve uluslararası ulaştırma olanaklarının artması, taze meyveye olan talebi arttırmaktadır. İşte ulaştırma olanaklarının gelişmesi iç ve dış pazarlara taze incir gönderilmesi son yıllarda hızlı bir gelişme göstermiştir. Özellikle, Avrupa pazarlarında egzotik meyveler olarak adlandırılan, tat ve aroma yönünden alışılagelmiş meyvelerden biraz daha farklı olan ve genellikle güney yarım küre ülkelerinde yetiştirilen meyve türlerine karşı artan bir ilgi ve istem söz konusudur. İncir de bu meyveler arasında değerlendirilmektedir.

Hızlı,yavaş, hızlı şeklinde bir gelişme gösteren incir meyvesinde kalite ve tadı oluşturan, (olgunlaşma ile ilgili) renk, tat, bazı doku değişimleri, hacim ve ağırlık artışları, suda erir madde ve şeker birikimleri, asit azalması gibi değişiklikler son hızlı gelişme döneminde özellikle tam olgunluktan hemen önce gelmektedir. Meyvelerde hızlı bir olgunlaşma ve hızlı şeker birikimi incire özgü özelliktir. İncirde olgunlaşma öncesi diğer meyvelerde pek görülmeyen çok hızlı bir kuru ağırlık, suda eriyebilir maddeler ve şeker artışı vardır. Hasatla birlikte meyvedeki bu değişmeler durur. İncir meyvelerinde hasattan sonra hangi koşullarda bekletilirse bekletilsin, olgunluk ilerlemesi söz konusu değildir. İşte bu nedenle taze incir hasadında en önemli konu meyvenin tam olgun durumda, yani yeme olumunda toplanmasıdır.

Tam olgun bir incir meyvesinde; kabuk çeşide özgü rengini almış, parlak, esnek ve kolay soyulabilir olmalıdır. Ayrıca bazı çeşitlerin üzerinde olgunlukta ortaya çıkan ve bu nedenle olgunluk belirtisi olarak da kabul edilen çizik ve çatlaklar da oluşmaktadır. Süt salgısı kaybolmuş veya çok azalmıştır. Meyve eti tatlı, özlü ve yumuşaktır. Meyvenin iç kısmıyla ilgili ölçütler toplama sırasında kullanılmayacağından toplayıcı için en iyi ölçüt meyvenin kabuk rengi ve kabuk üzerinde oluşan çeşide özgü çizik ve çatlaklardır. Pazarın özel istekleri varsa hasat sırasında bunlarda göz önüne alınır.

Hasat konusunda sık sık tekrarlanan bir hatalı davranış da, pazarlama süresini uzatma ve taşımaya dayanıklılığı arttırma amacıyla yeterince olgunlaşmamış ve tatlanmamış incirlerin toplanmasıdır. Dalından koparmayla birlikte meyvede olgunlaşma durur. Yenilecek olgunluğa erişmeden toplanan incirlerin hangi sıcaklıkta tutulursa tutulsunlar olgunlaşıp yumuşamadıkları, çeşide özgü renk ve tadı kazanmadıkları değişik araştırmalarla ortaya konmuştur. Yapılacak iş erken hasatla kalite, irilik ve ağırlıktan dolayısıyla gelirden feragat yerine, bazı tekniklerden yararlanmaktır. Bunlar soğuk tekniği ve gelişmiş ambalaj teknikleridir.

Hasat elle yapılır. Yüksekteki meyvelerin hasadı için çengel veya hasat merdiveni kullanılır. Hasat edilen incir saplarından sızacak bir miktar süt cildi tahriş edeceği için toplayıcılar eldiven giymelidir. Taze incir meyvesi, avuç içiyle ezilmeye neden olmayacak şekilde kavranıp sağa-sola döndürülerek burkma ve çekme (koparma) hareketiyle kopartılır.

Meyve daldan sapıyla birlikte ve kabuğu yırtılmamış olarak koparılır. Koparılan meyve, mümkün olduğunca sevk de kullanılacak esas ambalaj kabına yerleştirilmelidir. Çünkü taze meyve ince, duyarlı kabuk yapısı ve yumuşak meyve eti nedeniyle hasat sırasındaki işçilik hatalarına ve fazla işlem görmeye dayanıksızdır. Doğrudan esas kaba yerleştirme, mevcut yetiştirme sisteminde ağaçların tacı çok yüksek olduğu için mümkün olmamaktadır. Bu durumda meyvelerin zedelenmemesi ve ezilmemesi için kova veya yayvan plastik kaplar kullanılmalıdır. Aynı irilikte, düzgün şekilli, yarasız, beresiz incirler toplanmalıdır. İncirler, sabahın erken saatlerinde, hava serin iken toplanmalı, güneşe ve sıcağa maruz kalmamalıdır. Toplanan ürün, en kısa sürede ambalajlanıp pazara sevk edilmelidir. Ambalajlama, gölge ve serin yerlerde yapılmalıdır.

Taze İncirin Ambalajlanması

Ambalaj kabı olarak tahta kasa ve karton kutular kullanılmalıdır. Ambalajın, içine yerleştirilen ürünü korumak ve müşteriyi cezbetmek görevi vardır. Ambalaj kabının hem sağlam, hem de şık ve uygun şekilde etiketlenmiş olması gerekmektedir. Bu nedenlerle karton kutular tercih edilmelidir. Ancak karton kutuların kaliteli olmasına, yani sağlamlığına ve taşımaya dayanıklılığına özen gösterilmelidir. Çünkü ambalaj kaplarında çökme, içinde bulunan ürünün ezilmesi ve buda alıcının malı kabul etmemesi demektir. İncirler kutular içine diğer bazı meyvelerin ambalajlanmasında kullanılanlara benzer plastik veya kağıt viyoller içine ve tek sıra olarak yerleştirilmelidir. Meyvenin koparılması sırasında sap kısmında toplanabilen bir miktar süt salgısını ve olabilecek diğer akıntı ve sızıntıları emerek kirlenmeyi önleme açısından kağıt viyoller veya içerisine kağıt yerleştirilmiş plastik viyoller daha iyidir.

En önemli konulardan biri, ürünün standartlara uygun kalitede ve ambalaj içinde pazara sunulmasıdır. Bu konu, tüm alıcı ülkeler için önemlidir. Alıcı ülkelerin kalibraj (boylama), dış görünüm, olgunluk ambalaj ve etiketleme hususunda çok katı olduğu ve bunlara uyulmadığı takdirde piyasaya girilemediği bilinmektedir.

İncir dış satımında en uygun taşıma aracı uçaktır. Taze incir meyvesi çok çabuk bozulabildiği için en uygun ürünün sabah toplanıp, aynı gün alıcıya uçakla ulaştırılmasıdır. Uçakla ulaşımın sağlanamadığı yerlere ve pazarlara incirler mutlaka frigofirik araçlarla nakledilmelidirler. Toplanıp da hemen pazara gönderilmeyen ürünler soğuk hava depolarına konulmalıdırlar.

Taze İncir Meyvelerinin Soğukta ve dondurulmuş Olarak Muhafazası

Taze incirler, 0 derecede ve %85-90 bağıl nemde iki hafta süreyle depolanabilirler. Ürün, meyve depolarında tek başına veya ancak kalitesine kötü etki yapmayacak diğer ürünlerle depolanabilir. Ön soğutma işlemi, depolama süresinin uzatılmasına yardımcı olacaktır. Bursa Siyahı çeşidi ile yapılan bir araştırmada ön soğutma (taşıma ve depolamadan önce bahçe sıcaklığındaki meyveyi hızla soğutma) işlemi ile geç soğutmaya göre 2 katı bir pazarlama süresi elde edilerek depolama süresinin 4-5 haftaya çıkarıldığı saptanmıştır. Taze sofralık incirler 2.7 0C donma belirtileri göstermektedir. Soğukta muhafaza sırasında meyvede donmanın meydana gelmemesi için sıcaklığın 2.7 0C düşmemesine dikkat edilmelidir.

Dondurarak meyve saklamak da bir değerlendirme yöntemidir. Diğer yöntemlere göre bazı üstünlüklere sahiptir. Federal Almanya ve İngiltere pazarlarında gerçekleştirilen bir Pazar araştırması çalışmasında, önümüzdeki yıllarda dondurulmuş olarak dışsatım şansımızın en yüksek olduğu meyveler arasında taze incir başta gelmektedir.

Sarılop ve Bursa Siyahı çeşitleri ele alınarak yürütülen bir çalışmada; değişik ön işlemlere tabi tutulan taze incirler hızlı (-35 0C de) ve yavaş (-20 0C de) olarak dondurulmuş ve 20 0C de 9 ay süreyle saklanmışlardır. Sonuç olarak Bursa Siyahı çeşidi meyvelerinin bütün meyve (kabuklu-kabuksuz-hızlı veya yavaş dondurulmuş) ve dilimlenmiş %35 lik şurup içinde dondurulmuş olarak, Sarılop çeşidi meyvelerinin sadece bütün, kabuklu, hızlı dondurulmuş olarak saklanabilecekleri ortaya konmuştur. Dondurulacak meyveler tam olgun olarak, buruklaşma başlamadan toplanmalıdır. Gerek hasat hatası nedeniyle fazla olgun toplanan gerekse uzak taşımacılıklar için fazla olgun bulunup ayrılan meyveler genellikle dondurulup saklamak için uygun meyvelerdir.

Kuru İncir Hasadı

Taze olarak toplanmayan incirler ağaç üzerinde su kaybederler. Buruk denilen bu meyvelerin sap kısımlarında mantarlaşma meydana gelir ve meyveler kendiliğinden dökülür. Özellikle hasat mevsiminin ikinci yarısında daha sık görülen, buruk incirlerin kendiliğinden dökülmemesi durumunda bir sırık yardımıyla düşürülürler.

Yere dökülen buruk incirler ağaç altlarından toplanıp kurutma yerlerine götürülürler. Toplamada 10-15 kilogramlık sepet, kova ve benzeri kaplar kullanılır. Bu toplama kabı büyüklüğü hem toplama ve taşıma kolaylığı sağlar hem de yeteri derecede kurumamış meyvelerin ezilip birbirlerini kirleterek kalite kaybına yol açmasına engel olur.

Kuru incir hasadı her gün düzenli olarak yapılmalıdır. Böylece hayvan ve haşere zararlıları en alt düzeye indirilecek, kuru incir meyvesinde en büyük sorun olan incir kurdu kelebeklerinin geceleyin ağaç altındaki buruk incirlere yumurta bırakması önlenmiş olacaktır. Ayrıca ağaç altında bırakılan dökülmüş incirlerde gece-gündüz ısı farkından oluşan ve toprakla teması daha uzun süren incirlerde küf mantarları oluşumu hızlanarak artmaya devam edecektir. Oluşan bazı küf mantarlarının kansere neden olan aflatoksin küf mantarlarını da meydana getirdikleri saptandığından, dökülen incirlerin toprakla temasını kesmek amacıyla her gün düzenli olarak toplanmaları zorunluluğu doğmuştur.
Kurutma

Ağaç altından toplanan buruk incirler %30-50 civarında su içerirler. Ancak depolanacak incirlerde %18-20 civarında su olması istenir. Çünkü depolanacak bir meyvede fermantasyon ve bozulma meydana gelmemesi için en çok %20 su olması gerekir. Kurutmanın amacı %30-50 civarındaki suyu %18-20 ye indirmektir. Bu amaçla çok değişik araçlar kullanılmaktadır. Kurutma ülkemiz ikliminin uygun olması nedeniyle doğal koşullarda güneş altında yapılmaktadır.

Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsünde yapılan bir çalışmada incirler çıtalı kerevet, telli kerevet, yer sergisi, beton, çakıl döşenmiş zemin ve sıkıştırılmış, düzeltilmiş toprak zemin üzerinde kurutulmuştur. Toprak zemine 10 cm. yükseklikte yerleştirilmiş telli kerevet gerek kirlilik ve gerekse kuruma süresi yönünden en uygun kurutma ortamı olarak bulunmuştur. Kerevet zemininin tel yerine plastik örgü ızgaradan yapılması dayanıklılık ve küflenme yapmaması nedeniyle daha sağlıklı kurutmaya olanak verir. Bu nedenle tel yerine plastik örgü tercih edilir.

Kurutma KerevetleriKerevetlerin kurutma süresini kısaltma, kirliliği azaltma gibi yararlarının yanı sıra, kolaylıkla üst üste yığılıp örtülerek ani gelen yağışlardan korunmayı sağlar. Ayrıca kerevetler her akşam günbatımından önce 10-12 tanesi bir arada olacak şekilde toplanıp üst üste yığılır. İncir kurdu kelebeklerinin girmesine engel olacak şekilde plastik, Amerikan bezi ve benzeri şeylerle örtülür. Böylece incir kurdu kelebeklerinin yumurta bırakma tehlikesinden ve çiğ tehlikesinden kerevet kullanma yoluyla korunmuş olunur.

Kuru Alma

Toplanan incirler, bahçenin devamlı güneş alan ve havadar bir yerine yerleştirilmiş kerevetlere tek sıra halinde serilir. Kerevette kurumakta olan meyveler, sabahın erken veya öğleden sonranın geç saatlerinde olmak üzere her gün gözden geçirilir. Kurumuş incirler sergiden alınır. Kurumamış olanlar alt üst edilir. Yeterince kurumamış incirler, kuru ve sert yapılarıyla henüz kurumamışlardan kolayca ayrılır. Kerevetlerden kuru alma (sergi alma) serin saatlerde çok kolay yapılabilir. Öğlen sıcak saatlerde, sıcağın etkisi ile kurumuş haldeki incirler, yumuşayacaklarından, başarılı bir şekilde kuru alma yapılamaz. Kerevetlerden hurda incirler ayrı olarak alınır. İncirler ya karışık olarak, sadece hurdası ayrılmış, ya da kalite sınıflarına ayrılmış olarak depolanırlar.

İncir kurdu kelebekleri, geceleri ışığa yönelim gösterdikleri için kesinlikle geceleyin sergiden incir alma işleminden kaçınılmalıdır.

Fümigasyon

Kerevetlerden alınan incirler, gerekli işlemler uygulandıktan sonra oldukça erkenden elden çıkarılmalıdırlar. Bu nedenle sık aralıklarla devlet adına alımları yapan Tariş' e veya özel işletme adına alım yapanlara satılmalıdır. Aksi halde içersine yumurta bırakılmış meyvelerde incir kurdu larvası görülmeye başlar ve kalite birden düşer. Üreticiden incir alan işletme sahipleri de aldıkları inciri hemen fümigasyon işlemi yaparak ilaçlanmalıdırlar

Değişik fümigantlar olmakla birlikte incir fümigasyonunda bugün için fümigant olarak metil bromid kullanılmaktadır. Atmosferik ve vakumik fümigasyonla zararlıların ergin, pupa, larva ve yumurta halindeki tüm dönemlerine karşı savaş verilir. Önemli olan ilacın (gazın) meyvelere nüfusunu temin etmektir. Fümigasyonda uygulanacak metil bromid miktarı seçilen fümigasyon yöntemi, fümigatuvar hacmi ve fümigasyon süresine bağlı olarak değişir.

Fümigasyondan istenen sonucun tam olarak alınabilmesi yönünden, fümigatuvar duvarlarından gaz sızıntısı olmaması, içerde yeterli sıcaklığın ve gaz dolaşımının sağlanması, gazın tüm meyvelere işlemesini sağlamak yönünden, üst üste çok sayıda incir çuvalının yığılmaması gibi konulara titizlikle uyulması zorunludur.

1987 yılında imzalanan ve ülkemizin de taraf olduğu MONTREAL PROTOKOLÜ metil bromidin ozon tabakasını inceltici etkisi ve ürünlerde bıraktığı brom kalıntısı nedeniyle kullanımı 2008 yılında kullanımının tamamen sonlandırılması öngörülmüştür. Bu nedenle alternatif yöntemlerin bulunmasıyla ilgili çalışmalar yoğunluklu olarak devam etmektedir. Henüz metil bromide yerine geçecek bir metod bulunmamakla birlikte fosfin uygulaması, vakumlama, CO2 uygulaması kontrollü atmosfer, sıcak soğuk uygulamaları yapılmaktadır.

DEĞERLENDİRME

Sınıflandırma
Mevcut uygulamada, kerevetlerden hurda sınıfı ayrılmış olarak alınmış incirler özel işletmelerce bu haliyle satın alınıp fümige edildikten sonra, kilodaki meyve adedi ve kaliteleri yönünden sınıflandırmaya tabi tutulurlar. Devlet destekleme alımlarını sürdüren Tariş’de üreticiden bu şekilde alım yapıp, kalite sınıflarına ayırma işini kendisi yapacak şekilde hazırlık içerisindedir. Ancak şu anda sınıflandırılmış incir almaktadır.

İncirler kilodaki meyve adedi, genel kalite vasıfları, tip ve rüfuz (o kalite sınıfına girmemesi gereken incir miktarı) miktarlarına göre sınıflandırılırlar. Tariş tarafından halen uygulanmakta olan alım sistemine göre incirler 4 grupta toplanmaktadır.

1- A Serisi (İŞMALI) incirler : Ballı, yumuşak, kabuğu normal kalınlıkta, lekesiz incirler.

2- B Serisi (KÜREKMALI) incirler : kalın kabuklu, az ballı, kısmen esmer renkli ve sert incirlerdir.

3- C Serisi (BALLIKARA-LEKELİ) incirler : genelde glikoz oranı yüksek, mantarı bir hastalıktan dolayı balını dışarı kusmuş, kabuğu incelmiş, rengi kararmış, dıştan bakıldığında yer yer veya kısmen çekirdekleri görünen, morarmış ve kararmış, ekşimeye uygun ve çabuk topaklaşan özelliklere sahip incirlerdir.

4- Hurda (ENDÜSTRİYEL) incirler : A., B ve C serisine girmeyen ve çok düşük kaliteli incirleri kapsar. Tam olgunlaşmadan ağaçtan düşmüş ve ağaç altında veya sergide fazla çiğe maruz kalarak, çeşitli hastalık ve zararlıların etkisi ile kalitesi bozulmuş, kara boğaz olmuş, genellikle kürek malları grubuna girmeyen incirler ile sergide tam kurumadan paçala karışmış, mor tamamen lekeli, siyah renkli ve kiloda adeti 100'ü aşan incirlerdir.

A serisi incirlerde lekeli (gizli balsıra, yağmur veya çiğden dolayı 1/3 nispetini aşan benekli ve erime eğilimi gösteren), kavurya ( ağacın yaprak dökmesinden dolayı gelişmeyen ve güneş vurmasından balını kaybetmiş, yanık ve olgunlaşmadan kurumuş), örümcekli (örümcek tarafından zedelenmiş, çiçeği dışarıya çıkmış), sürmeli (mantari hastalıklara tutulmuş), ekşi (yarılıp açıldığında, kokusu ve lezzeti ekşi, mat renkli), yarık (ostiolle sap arasındaki mesafenin 1/3' ü yarılmış), az ballı (balının 1/3 ünü kaybetmiş), kuş yenikli (kuşlar tarafından tahrip edilmiş), kurtlu (içinde ölü veya diri kurt bulunan, kurt yenikli) ve gün yanıklı (herhangi bir nedenle kabuğunun 1/3 ünden fazlası elastikiyetini kaybetmiş, sertleşmiş) incirler rüfuz sayılır.

B serisi incirlerde sürmeli, ekşi, yarık (ostiolle sap arasındaki mesafenin yarısından fazlası yarılmış veya birden fazla yarıklık arz eden incirlerde yarıklık toplamı yarıyı geçen), kurtlu-kurt yenikli (1/4 ünden fazlasını kurt yemiş), kuş yenikli (en az1/3 ü kuş tarafından tahrip edilen ), kavurya (balının 2/3 ünü kaybetmiş), ve lekeli (ballı olmayan veya terli, yapışkan, kabuğu dayanıksız, süratle topaklaşan veya ostiolden itibaren sapa doğru gittikçe koyulaşan ve bariz lekeli) incirler rüfuz sayılır.

Türk Standart Enstitüsü kurumu tarafından kabul edilen sınıflar ve özellikleri ise aşağıda kısaca özetlenmiştir:

Ekstra: Ekstra sınıf kuru incirler, çok iyi kalitede olmalı hiçbir kusur taşımamalı, çeşidinin ve / veya ticari tipinin özelliklerine sahip olmalıdır. Bu sınıftaki kuru incirler boy ve renk bakımından bir örnek olmalıdır. Bunlar tolerans dışındaki kusurlardan tamamıyla ari olmalıdır. Bunlarda ürünün genel görünüşünü kalitesini muhafaza kalitesini ve ambalajlı olarak piyasaya arzını olumsuz etkilemeyen hafif kusurlara musade edilir. Bu sınıfa giren kuru incirlerde şekerli doku çok iyi gelişmiş ve incir kabuğu ihracat periyodunda istenen yumşaklıkta olmalıdır. Bu sınıftaki kuru incirlerde 1 kg daki kuru incir sayısı 65 den fazla olmamalıdır.

Sınıf I: Bu sınıfa giren kuru incirler iyi kalitede olmalı, hiçbir kusur taşımamalı, çeşidinin ve / veya ticari tipinin özelliklerine sahip bulunmalıdır. Bu kuru incirlerdeki şekerli doku iyi gelişmiş olmalı, incir kabukları çeşide ve ihracat periyodunda istenen yumşaklıkta olmalıdır. Bu sınıfa giren kuru incirlerde 1 kg daki kuru incir sayısı en fazla 120 adet olmalıdır.

Sınıf II: Bu sınıfa giren kuru incirler daha üst sınıflara girmek için yeterli özellikleri taşımayan, ancak yukarıda bildirilen asgari özelliklere sahip olan kuru incirlerdir. Bu sınıfta tüketim kalitesini olumsuz etkilemeyen kabuk kusurlarına müsaade edilir.

Endüstriyel Sınıf: Bu sınıfa diğer sınıflara giremeyen özürlü incirler girer ancak içinde en az % 10 oranında doğrudan tüketime elverişli incir bulunmalıdır.

İşletmeye girişte fümige edilen kaliteli incirler değerlendirilinceye kadar yeni bir enfeksiyona neden olmayacak muhafazalı depolarda saklanırlar. Sarılop kararmaya eğilimli bir çeşit olduğu için, serin ortamlarda veya soğuk depolarda saklanmalıdır. Nitelik ve nicelik itibariyle sınıflandırılan meyveler iç ve dış pazar istekleri doğrultusunda çeşitli şekillerde değerlendirilirler.

a) Naturel Olarak Değerlendirme : Fumige edilen incirler, boylama ve seçime tabi tutulduktan sonra, torba, karton kutu, selefon, ağaç kasa, değişik sepet ve kaplar içine ambalajlanarak pazarlanır. Bu şekilde hazırlanan incirler, genellikle iç pazarda tüketilmektedir.

b) İşleyerek Değerlendirme : Boylanmış ve seçilmiş incirler işlenmeden önce sıcak (30-40 derece) ve tuzlu (%4) veya başka bir antifermatik içeren suyla yıkanır. Daha sonra Pazar isteği doğrultusunda işlenir. Dış pazarlar tarafından talep edilen başlıca işleme şekilleri şunlardır. Layet, Lerida, Lokum, Protopen, Pulled, Bağlama, Garland, Macaroni, Naturel, Umbrella ve Çikolata, selefonlu veya selafonsuz olarak, 250 gr. 500 gr., 1 kg. ve 12.5 kg. ağırlıkta işlenen incirler, ağaç kasa veya karton kutular halinde ambalajlanır. Bu şekilde hazırlanan incirlerin hemen tamamı dış pazarda tüketilmektedir.

c) Ezme Olarak Değerlendirme : İncirler önce sıcak su ile yıkanır. Sonra ezme makinesinden geçirilir. Ezmenin hemen hemen tamamı dış pazara işlenmektedir. Dış Pazar isteği doğrultusunda makineden çıkan ezme ya olduğu gibi, çekirdekli bütün olarak (Amerikan tipi) ambalajlanır, ya da ezilme sonrası merdaneden geçirilip çekirdekleri de ezilerek (İngiliz tipi) ambalajlanır. İncir ezmesi, pasta, bisküvi, şekerleme ve marmelat sanayinde kullanılmaktadır.

d) Teknolojik Ürünler Halinde Değerlendirme : Özürlü, düşük kaliteli, hurda ve işletme artığı (deşe) incirler pekmez, ağda, alkol yapımında hammadde olarak kullanılmaktadır. Hurda sınıf incirlerden bir kısmın da dışarı satılmaktadır.

DEPOLAMA VE İŞLEME ESNASINDA KALİTEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1. Hasat ve Sergi: Ağaç altlarına düşen kuru incirler her gün iki defa toplanarak plastik kasalar ile üretici depolarına getirilmeli ve mutlaka kalitelerine göre ayrılarak sergi lenmelidir.

2. Plastik kasa kullanımı: Kaliteyi etkileyen önemli unsurlardan biri de nakliye esnasında kullanılan araçlardan kaynaklanan ezilme ve yırtılma gibi mekanik zararlanmanın yanısıra, depolama aşamasında ürünün hijyen olmayan yerlerde yığılması ve bu yığınlarda oluşan çürüme ve küflenmelerdir. Bu yığınlarda son yıllarda ihracatımızda önemli bir sorun olan Aflatoksin riskinin artması önemli bir kalite kaybı nedenidir. Bu yüzden ürünün alımı, sevkiyatı ve depolanması sırasında plastik kasa kullanımı sağlıklı ve hijyen ürün eldesi bakımından önemli olduğu gibi, işçilik azalacağından ekonomik kazanç ta sağlanmaktadır. Bunun dışında, bekleyen ürünlerde hava sirkülasyonu yaratması, İncir Kurdu parazitinin biyolojik kontrolünün de yapılmasına olanak tanıması gibi yararları vardır.

3. Kerevet Kullanımı: Ürünün iyi havalanma ile daha hızlı kuruması, toprakla temasının kesilmesinin sağlanması ve Aflatoksin oluşum oranının düşürülmesi bakımından kerevet kullanımı kaliteyi etkileyen önemli bir faktördür. Ayrıca üst üste yığılıp örtülme kolaylığı sayesinde, incir kurdu bulaşıklığı ve yağışlardan korunmaya da olanak tanımaktadır. Kerevette kurutulan incirlerin akşamları üstünün örtülmesi İncir Kurdu Kelebeklerine karşı bir önlem olacağından kaliteyi koruyucu önemli bir faktördür.

4. Nem: Üreticiden alınan kuru incirlerde nem düzeyinin yüksek olması, depolama sırasında başta şekerlenme olmak üzere, fermantasyon ve küf yoğunluğunda önemli artışlara neden olmakta, bu durumda ürünün kalitesi zarar görmektedir. Ayrıca, ürünün depolama ortamında da nem koşullarının uygun olması kaliteyi etkilemesi bakımından önemlidir.

5. Fümigasyonda Metil Bromid kullanımı: Üreticiden alımı yapılan incirlerin kurutma sırasındaki zararlı bulaşımını önlemek amacıyla Metil Bromid ile fümigasyonu yaygın olarak uygulanan bir mücadele şeklidir. Ancak Metil Bromid kalıntı sorunu nedeniyle insan sağlığı açısından önemli bir risk oluşturmaktadır. İhraç edilen incirde zararlı mücadelesi amacıyla Kontrollü Atmosfer koşullarından yararlanılması, ürünün sağlık değerinin artmasına ve organik pazar dışında tüm tüketicilerin kalıntı riski taşımayan bu ürünleri rahatlıkla kullanmasına neden olacaktır.

6. Aflatoksin ve Okratoksin: Aflatoksin, Aspergillus flavus ile A. Parasiticus türü funguslar, Okratoksin ise yirmiyi aşkın bakteri ve mantar tarafından oluşturulmaktadır. Aflatoksin yıllardır bilinmesine rağmen okratoksin özellikle son yıllarda üretici ülkelerde problem olmaya başlamıştır. Aflatoksinin en yoğun olarak ürüne bulaştığı dönem olan incirin buruk olarak yere düşüp toprakla temas ettiği dönemde kültürel ve kimyasal yöntemler kullanılmak suretiyle, bulaşmayı önleyici tedbirlerin alınması ayrıca kuru incir kalitesini olumsuz etkileyen aflatoksinli incirlerin incir işleme ve paketleme evlerinde UV lamba altından geçirilerek ayıklanması zorunlu hale gelmiştir.
Cevapla
#8
[b]İNCİR ÇEŞİT KATALOĞU[/b]

KURUTMALIK İNCİR ÇEŞİTLERİ:

En iyi standart kurutmalık çeşitler Sarılop ve Sarı Zeybektir.

SARILOP

sarilop1_tb.jpg sarilop2_tb.jpg sarilop3_tb.jpg

Sarılop kurutmalık incir çeşidinin kuru meyve renginin beyaza yakın sarı, küçük çekirdekli olması, nem oranının %22-24, şeker oranının %50-55 civarında ve ince kabuklu olması, kurutma teknolojisi ve kalite parametreleri açısından bir avantaj olarak ortaya çıkmaktadır. Meyve ağırlığı ortalama 65-70 gr, meyve çapı 55-60 mm dir. Meyve iriliği ortanın üstü irilikte yuvarlak ve basıkça şekillidir. Meyve verimi iyidir. İlk olgunlaşma temmuz sonu ağustos başında başlar, ağustos sonunda bir zirveye ulaşır ve eylül sonunda tamamlanır. Hasat süresi 40-45 gündür.

SARI ZEYBEK

sarizeybek1_tb.jpg sarizeybek2_tb.jpg

Sarı Zeybek incir çeşidi de Sarılop gibi kurutmalık bir çeşittir. Meyve kalitesi ve özellikleri yönünden Sarılopa çok benzer. Meyveleri albenili, oval, çok tatlıdır. Meyve iç rengi koyu pembedir. Meyve iç boşluğu yoktur. Ortalama meyve ağırlığı 68-76 gr dır. Meyve olgunlaşması 20 Ağustos-30 Eylül tarihleri arasında olmaktadır. Kabuğu kolay soyulur, kabuk rengi yeşilimsi sarıdır.


SOFRALIK İNCİR ÇEŞİTLERİ

bursameyve.jpg bursakesit.jpg

Meyve olgunlaşması Ege Bölgesinde Ağustos başından Ekim ayı ortalarına kadar, Bursa yöresinde Eylül başından Kasım ayı ortalarına kadar devam etmektedir. Meyveleri iri, şekli yuvarlaktır. Kabuk rengi koyu mor veya morumsu siyahtır. Kabuk yapısı dayanıklı, meyve eti sıkı dokulu, yola dayanımı iyi bir çeşittir. Bursa Siyahı meyveleri iri, gösterişli, kabuk ve iç rengi ile albenili, iyi kaliteli sofralık ve dondurulmaya uygun bir çeşittir.

YEŞİLGÜZ

yesilguz_tb.jpg

Orjini Ege Bölgesi olup, koyu yeşil kabuk rengi ve kırmızı et rengi ile albenisi olan, geç olgunlaşan, yüksek kaliteli sofralık bir çeşittir. Olgunlaşma periyodu ağustos başı- ekim ortası olup hasat sezonu uzun sürer. Meyve ağırlığı ortalama 54-56 gr'dır. Kabuk rengi açık yeşil, beyaz beneklidir. Kolay soyulur.

MORGÜZ

morguz1-tb.jpg mrguz2_tb.jpg

Ege bölgesinde yaygın olan sofralık incirlerden olup, Kasım sonuna kadar taze meyve verebilen en geççi çeşittir. Olgunlaşma dönemi 15 Ağustos- 15 Kasım tarihleri arasıdır. Meyve ağırlığı ortalama 63-72 gr dır. Kabuk rengi alacalı mor, çizgili morumsu yeşildir. Meyve iç rengi kırmızıdır. Kabuğu kolay soyulan, hafif tatlı bir çeşittir.

GÖKLOP

goklop_tb.jpg

Meyve olgunlaşması 10 ağustos- 30 eylül arasındadır. Meyveleri iri ve basık, kabuk kalın, sarımsı yeşil renktedir. Meyve eti pembe, açık kırmızı renkte ve kaliteli bir sofralık çeşittir. Çatlama ve iç çürüklüğüne duyarlıdır.

BARDAKÇI

bardakcik_tb.jpg

Meyvesi orta iri, armut şeklinde, ince kabuklu, sarımsı-yeşil renkte, belirgin damarlı, meyve iç rengi pembe-kırmızıdır. Tatlı ve kolay soyulabilen bir çeşittir. İzmir çevresinde taze olarak tüketilir. Bu yörede Bardacık adıyla bilinir. Olgunlaşma dönemi temmuz sonu- eylül başıdır. Orta erkencidir. Soğuğa, dona, toprak ve hava rutubetine dayanıklıdır.

SİYAH ORAK

siyahorakk1_tb.jpg siyahorak_tb.jpg

Yellop meyvelerinin döllenmesine gerek yoktur. Derimden sonra kısa sürede (1-2 gün) tüketilmesi zorunludur. Yaz ürünü meyveleri de döllenmeden olgunlaşırlar. Verimi ve meyve tutum oranı yüksek olmasına rağmen meyveler küçük, armudi, kalın kabukludur. Erken olgunlaştığı için iyi fiyatla satılabilir.

BEYAZ ORAK

beyazorak_tb.jpg beyazorakk_tb.jpg

Turfanda yetiştiricilik bakımından önerilebilecek bir çeşit olan Beyaz Orak partenokarp olup, Ege bölgesinde özellikle Turgutlu yöresinde yaygındır. Yellop meyveleri 15 Hazirandan itibaren olgunlaşır. Yellop meyveleri partenokarpiktir, yani döllenme olmadan olgunlaşırlar. Oda koşullarında derimden sonra 1-2 gün içinde tüketilmeleri gerekir, dayanma süresi çok kısadır. Yaz ürünü meyveleri olgunlaşmaları için döllenmeye gereksinim duyarlar. Meyvelerde ilk olgunluk Temmuz sonunda görülür. Derim süresi 40-45 gündür. Meyve kabuğu dayanıklıdır, kolay soyulur, sap genellikle dalda kalır. Kabuk rengi sarımsı yeşil, meyve eti açık pembedir.
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Şeftali Yetiştiriciliği rabiti 1 1,304 27-05-2017, 02:22 AM
Son Yorum: Vedat
  Meyve Yetiştiriciliği Android Uygulaması istanbull 9 1,929 27-04-2015, 12:33 AM
Son Yorum: tarimsal
  Kestane (Castanea) Yetiştiriciliği tarimsal 0 1,768 04-04-2012, 10:41 PM
Son Yorum: tarım
  Böğürtlen ve Kuşburnu Yetiştiriciliği tarimsal 0 1,924 23-12-2011, 05:17 AM
Son Yorum: tarimsal
  Bodur Elma Fidanı Yetiştiriciliği tarimsal 0 1,440 19-12-2011, 01:22 AM
Son Yorum: tarimsal
  Zeytin Yetiştiriciliği tarimsal 0 2,502 09-12-2011, 12:32 AM
Son Yorum: tarimsal
  FINDIK YETİŞTİRİCİLİĞİ sunguroglu_1 0 1,590 28-11-2011, 08:10 PM
Son Yorum: sunguroglu_1
  Zeytin Yetiştiriciliği (Oliva sativa) tarimsal 1 2,112 19-06-2011, 08:58 PM
Son Yorum: tarım
  Armut Yetiştiriciliği (Pyrus) tarimsal 1 2,496 19-06-2011, 08:53 PM
Son Yorum: tarım
  Kayısı Yetiştiriciliği (Prunus armeniaca L.) tarimsal 0 1,353 19-06-2011, 08:46 PM
Son Yorum: tarım

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi