Tarıma Gönül Verenlerin Buluşma Noktası "Tarım Foruma" Hoşgeldiniz..

Hoşgeldin, Ziyaretçi: Giriş Yap Üye Ol


Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Fındık Yetiştiriciliği
#1
Doç. Dr. Neriman BEYHAN

Ondokuzmayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi

Bahçe Bitkileri Bölümü, Samsun

GİRİŞ

Fındık, gen merkezi Anadolu olan ve Türkiye ekonomisinde önemli bir yer tutan sert kabuklu meyve türüdür. Fındığın günümüzden 2300 yıl önce Türkiye'nin kuzeyinde, Karadeniz kıyılarında üretildiği bildirilmektedir. Fındık Dünya'da en uygun yetişme ekolojisini Karadeniz Bölgesinde bulmuş ve Dünya'nın en kaliteli fındıkları ülkemizde yetiştirilir duruma gelmiştir.

Fındık Doğu ve Batı Karadeniz Bölgesinde 400 000 aile tarafından yetiştirilmekte ve yaklaşık 8 milyon kişilik nüfusun tek geçim kaynağı ya da geçim kaynaklarından biridir. Türkiye fındık üretiminin % 93' ü Ordu, Sakarya, Düzce, Giresun, Samsun ve Trabzon illerinden karşılanmaktadır. Türkiye, Dünya fındık üretiminin %70, ihracatının ise %75-80'ini gerçekleştirmektedir. 2005 yılında Türkiye fındık üretimi 500 000 ton, üretim alanları ise 584 000 hektara ulaşmıştır. Türkiye'de toplam fındık ocak sayısı 317 800 000 adettir. Fındık bahçelerimizde dekarda ortalama 55 ocak bulunmaktadır. Buna göre ocak başına verim 1.57 kg ve dekara verim ise 85.61 kg olmuştur. Türkiye'de fındık verimi, Dünya üretiminde ikinci sırada yer alan İtalya ve diğer bazı üretici ülkelerden daha düşüktür.

Samsun'un 2005 yılında 65.034 ton fındık üretimi ile Türkiye fındık üretimindeki payı %13 dür. Samsun'da fındık üretiminin yapıldığı ilçeler arasında Treme İlçesi, Samsun ili toplam fındık üretiminin %28'ini karşılamaktadır. Fındık tarımı ilçenin en önemli geçim kaynaklarından biridir. İlçenin ova kesiminde fındık dışında bazı tarla ürünleri, sebzeler ve kavak ağaçları bulunurken, yüksek kesimde büyük ölçüde tek ürün olarak fındık hâkim durumdadır. İlçenin ova kesimindeki fındık bahçelerinin, 5495 sayılı yönetmelik uyarınca isteğe bağlı olarak sökülmesi durumunda, üreticiler tazminattan yararlanabileceklerdir. İlçedeki fındık bahçelerinin %68'i orta ve dik eğime sahip iken, %32'si düzdür. İlçede toplam 240 000 da fındık dikim alanı bulunmaktadır.


Türkiye'de fındığın dekara veriminin düşük olmasının çok çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Fındık bahçelerinde yetiştirme tekniklerinin gerektiği şekilde uygulanmayışı, bahçelerin pek çoğunun yaşlı ve verimden düşmüş olmaları, yaşlı bahçelerde gençleştirme ve yenileme çalışmalarının yapılmayışı bunların başında gelmektedir. Ayrıca, fındık bahçelerinin bir kısmının eğimi yüksek yerlerde kurulmuş olması ve bu alanlarda çoğunlukla çok ince bir toprak tabakası bulunmasıdır. Sözü edilen alanlarda, teknik ve kültürel işlemlerin gerektiği şekilde uygulanması da oldukça zordur.

Diğer yandan, toprak ve yaprak analizlerine dayalı olmayan bilinçsiz gübre ve kireç uygulamaları, fındık çeşitlerimizin pek çoğunun periyodisiteye yatkın olmaları, optimum hasat olum kriterleri dikkate alınmadan erken ve tekniğe uygun olmayan hasat söylenebilir. Tekniğe uygun olmayan hasat veya diğer bir ifadeyle çotanakların elle daldan koparılması sırasında yıllık sürgünlere ve bir sonraki yılın ürün verecek olan gözlerine zarar vermektedir.

Hasat sonrası kurutmanın doğal koşullarda güneşte yapılması ve çoğu zaman meyvelerin yeterince kurutulmaması, kurutma işleminde makinelerin kullanılmaması, kurutma döneminin yağışlı geçmesi ve depolamanın uygunsuz koşullarda yapılması kaliteyi düşürerek ürün kaybına neden olmaktadır.

Ülkemizde ismine doğru ve standart çeşitlerle fidan üreten fındık fidancılık sektörü olmadığından, özellikle yeni üretim bölgelerinde bahçeler gereğinden fazla sayıda çeşitle kurulmuştur. Çeşit seçimi bilinçli yapılmamış, çoğu kez standart olmayan çeşitlere de yer verilmiştir.

Fındık verimi, gelişme süresindeki bazı evrelerde, iklimsel koşullardan oldukça fazla etkilenmektedir. İlkbahar döneminde erken uyanan çeşitler donlardan zarar görmektedir. Ayrıca mayıs sonu haziran başında döllenmeyi engelleyen düşük sıcaklıklar boş meyvelerin oluşmasına ve dökümlere, daha sonraki dönemlerde ise kuraklık ve mevsim normalinin üzerindeki sıcaklıklar iç gelişimini olumsuz etkilemektedir. Kuraklık ve aşırı sıcaklar ertesi yılın verimini de olumsuz etkilemektedir.

İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ:

a. İklim İstekleri: Fındığın iyi bir gelişme göstermesi ve bol ürün vermesi nemli için iklimin uygun olması gerekir.Ülkemizde fındık yetiştiriciliği bakımından en uygun iklim özelliğine sahip bölge Karadeniz kıyı bölgesidir. Yarı nemli, kurak iklim bölgelerinde fındık yetiştirilebilse
de yağışın yetersiz olması mutlak surette sulamayı gerektirmektedir.

Fındık Karadeniz Bölgesinde sahilden 60 km içeriye ve 750 m yüksekliğe kadar ekonomik olarak yetiştirilebilmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 13-16 C olduğu yöreler fındık yetiştiriciliği için en uygun yerlerdir. Ayrıca bu yörelerde en düşük sıcaklığın 8, -10 C'yi ve en yüksek sıcaklığın 36-37 C'yi geçmemesi, yıllık yağış toplamının 700 mm'nin üstünde olması ve yağışın aylara dağılımının dengeli olması gerekmektedir. Aynı zamanda Haziran ve Temmuz aylarındaki oransal nemin de %60'ın altına düşmemesi gerekir.

b. Toprak İstekleri: Fındık saçak köke sahip bir kültür bitkisidir.Bu nedenle kökleri fazla derine gitmez.Kök ancak 80 cm toprak derinliğine kadar ulaşabilmektedir. Toprak istekleri olarak fazla seçici olmamakla birlikte besin maddelerince zengin, tınlı-humuslu ve derin topraklarda iyi bir gelişme gösterir.

FINDIK YETİŞTİRME TEKNİĞİ:

A. Arazi ve Toprak Hazırlığı: Fındığın ekonomik ömrü oldukça uzun olup dikimden önce arazi ve toprak hazırlığının iyi bir şekilde yapılması gerekmektedir. Üzerinde tek yıllık bitkilerin yetiştirildiği arazilerde fındık bahçesi tesis edilebileceği gibi, çok yıllık bitkilerin yetiştirildiği araziler, eski ve yaşlanmış fındık bahçelerinin yenilenmesi şeklinde de fındık bahçesi tesis edilebilmektedir.Düz yada meyilli olarak arazinin yapısına göre yöntemler farklılık gösterebilmektedir.

A-1) Meyilli arazilerde:arazinin meyilinin %5'den fazla olduğu yerlerde muntazam bir dikimin yapılması, yağmur sularının depo edilmesi, gübrenin yıkanıp gitmemesi, hasadın kolay yapılabilmesi, budama, gübreleme ve mücadele gibi kültürel uygulamaların kolay yapılabilmesi için arazinin teraslanması (sete alınması) gerekmektedir. Arazinin meyil durumuna göre aşağıdaki teraslama sistemlerinin bir tanesi uygulanır.

A-2) Düz Arazilerde: Yeni tesis edilecek fındık bahçesi için düz arazilerde uygulanacak toprak tesviyesi meyilli arazilere göre daha kolay olmakta, ancak taban suyunun alçak ve yüksek olmasına göre uygulamalarda bazı farklılıklar görülmektedir.

Meyilli arazilerde teraslama
1. Kanal Teraslar: Arazi meyilinin %5-25 olduğu durumlarda
bu teras şekli uygulanır.

2. Hendek Teraslar: Arazi meyili %25-75 arasında ise hendek
teras sistemi uygulanır.

3. Cep Teraslar: Arazi meyili %75'den fazla olduğu ve diğer teras sisteminin uygulanamadığı arazilerde cep teraslar ygundur.Teraslamadan sonra iyi bir toprak hazırlığında yapılması gerekmektedir . Toprak azırlığında yapılan uygulamalar:

* Toprak Analizi :Dikim öncesi toprakta eksik yada yetersiz olan besin maddelerinin anlaşılması ve toprağın asitlik durumunun tespiti için toprak analizi gereknemtedir.Temel gübreleme ve asitliğin uygun hale getirilmesi için tatbik edilecek olan kireç miktarının tayini bu analize göre yapılmalıdır.

* Toprakta Kirizma: Toprağın derince işlenmesidir. Kirizma ile alt toprak kabartılarak havalanması sağlanır.Bu toprakta mikroorganizma faaliyetini artırıp su tutma kapasitesi de yükselterek toprağın fiziksel ve kimyasal yapısnın düzelmesine yardımcı olur.

* Toprakğın dinlendirilmesi: Fındıklık tesis edilecek olan arazide uzun yıllar çok yıllık bitki tarımı yapılmış ise toprak yorgunluğu sözkonusudur. Toprak yorgunluğunun giderilmesi için bu araziler dinlendirilmelidir.

B. Çeşit Seçimi: Fındık bahçesi tesis ederken üzerinde dikkatle durulması gereken noktalardan bir tanesi de çeşit seçimidir. Bahçe içerisinde yer verilen çeşitlerin; Verimli ve kaliteli olması,Bahçe içerisinde çeşit standardizasyonunun sağlanması,Ana çeşitlerin meyve tutumunun yüksek olması bakımından bahçe içerisinde tozlayıcı çeşitlere yer verilmesi,Pazarda tutulan çeşit olması gibi konulara dikkat edilmesi gerekir.

C. Fidan Seçimi: Fındık kök sürgünü oluşturan bir bitkidir. Amaca uygun olan kök sürgünlerinde şu özellikler aranmalıdır:


Çoğaltma


Fındık kök ve dip sürgünü üretme özelliği olan bir bitkidir ve bu sürgünlerle rahatlıkla çoğaltılabilir. Ülkemizde bugüne kadar, fındığın çoğaltılması kök sürgünleri kullanılarak yapılmıştır. Fidan seçiminde çoğunlukla çeşit bilinci oluşmamıştır. Üreticiler çoğunlukla bahçe tesisinde kullanacakları kök sürgünlerini, çeşit özelliklerini incelemeden, çevrelerinde bulabildikleri çeşitlerden sağlamaktadırlar. Bu durum bahçelerin çok sayıda çeşitle kurulmasına ve bilinçsiz bir çeşit karışımına neden olmuştur. Bu çeşitlerin bazıları standart şekilli (yuvarlak) olmayıp verim ve kalite yönünden üstün özellikler taşımamaktadırlar.

Ülkemizde fındık fidancılığı söz konusu olamadığından, kök sürgünleri üretim yapılan bahçelerden alınmaktadır. Çoğaltmada kullanılması planlanan kök sürgünleri, dip sürgünü temizliği sırasında kesilmemekte veya bu bahçelerde bir veya iki yıl dip sürgünü temizliği yapılmamaktadır. Kök ve dip sürgünlerinin, ana bitkilerle besin maddesi, su ve ışıklanma yönünden rekabet ederek ve ana bitkilerin gelişimini olumsuz etkileyecekleri ortadadır. Modern bir fındık üretiminde fidanların üretildiği alan, diğer meyve türlerinde olduğu gibi fidanlıklar olmalıdır. Daldırma yöntemleri kullanılarak fındık fidanı elde edilebilir.

Dikim ve Terbiye Sistemleri

Ülkemizde geleneksel olarak ocak dikim sistemi uygulanmaktadır. Bir ocakta 6-8 bitki bulunmalıdır. Fidan olarak 1-3 yaşlı, 1-1.5 m boyunda, kök gelişimi iyi olan dip sürgünleri kullanılmaktadır. Ocaklar arasındaki sıra üzeri ve sıra arası mesafeler, 4x4 m ile 6x6 m arasında değişmelidir. Ancak ülkemizde, çoğu zaman ocaklar arası mesafe 3 m'ye kadar düşmekte, ocaktaki dal sayısı ise 12 ve hatta daha fazlasına kadar değişebilmektedir. Üreticilerimizin çoğu bahçelerinde bir ocakta ne kadar çok dal ve birim alanda ne kadar çok ocak olursa o kadar çok ürün alacaklarını düşünmektedirler.

Fındıkta Farklı Dikim ve Terbiye Sistemleri

Günümüzde, fındıkta çit ve tek gövde terbiye sistemleri geliştirilmiştir. Bu sistemlerde, dip sürgünü ve yabancı ot kontrolü, budama, ilaçlama ve hasat ocak sistemine göre daha kolay yapılabilmektedir. ABD ve İtalya gibi ülkelerde, bu sistemlerde dekara ortalama verim 209-375 kg arasında değişmektedir.

Ülkemiz fındık yetiştiriciliğinde, ocak dikim sistemine alternatif olarak çit dikim sistemlerini önermek mümkündür. Ocak sisteminde 5x5 m dikim mesafelerinde ocak başına 6 bitki olursa dekarda 240 bitki yer almaktadır. Fransa'da V şekilli çit sistemde 5x2.20 m dikim sıklığında bir dekarda 181 adet bitki, İtalya'da double çit sistemde 5x2.40 m sıklıkta 166 bitki yer almıştır. Türk fındık çeşitleri çalı formunda ve genellikle zayıf gelişme göstermektedir. Dolayısıyla ülkemizde, çit dikim sistemlerinde sıra arası standart olarak 5 m, sıra üzeri mesafeler yabancı ülkelerde yapılanlara göre daha sık tutularak dekara bitki sayısı artırılabilir. Aynı yerde aralarında 30-40 cm mesafe ile farklı yönlerde iki fidan ve ikişer fidan arası 0.5-1 m olduğunda, dekara bitki sayısı 285 ile 500 arasında değişmektedir. Fındık çeşitlerimiz için, V şekilli çit sistemde bu dikim aralıkları rahatlıkla önerilebilir. Dikim yapılacak yörede verim çağında fındık çeşitlerinin taç oluşturma büyüklüğü incelenerek sıra üzeri mesafaler daha gerçekçi olarak tespit edilebilir. Bu sistem düz arazilerde uygulanabildiği gibi özellikle meyilli araziler için de uygun bir sistemdir.

Sürgünler;

1_İyi teşekkül etmiş tomurcukları
bulunan kök sürgünleri olmalıdır.
2_hastalıksız güneş gören, pişkin, ve 1-2 yaşlı kök sürgünleri olmalıdır.
3_Kök teşekküllü iyi olan ve ocak içerisine yakın olmayan yerlerde gelişme gösteren kök sürgünleri olmalıdır.

Bu özelliklere sahip kök sürgünleri seçilip köklere zarar vermeden çepin ile çıkarılmalıdır. Alınan bu kök sürgünlerine dikimden önce Dikim Budaması yapılmalıdır. Bunun için yaralı, bereli ve zedelenmiş olan kökler sağlam doku noktasından kesilmeli, uzun olan kökler kısaltılmalıdır. Fidanlar yaklaşık 35-40 cm. uzunluğunda ve bir göz üzerinden tırnak bırakılmadan, gözün ters istikametinden keskin bir makas ile kesilmelidir. Hazırlanan bu fidanlar bekletilmeden daha önce hazırlanan dikim çukurlarına dikilmelidir.

Dip sürgünü Kontrolü

Fındık dip sürgünü sürgünlerinin, ana bitkinin gelişmesini ve verimi olumsuz etkilememesi için yılda bir kaç kez temizlenmelidir. Ülkemizde, fındık dip sürgünü temizliği, elle, fındık bıçağı ve benzeri kesici aletler kullanılarak, ilkbahar veya sonbaharda yapılmaktadır. Dip sürgünü temizliği, fındık üretim maliyetinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır.

Elle temizleme yerine, herbisitler (2,4-D ve paraquat), mekanik yöntemler, ateşle yakma ve malçlama kullanılabilecek diğer yöntemlerdir. Herbisitlerle yapılan uygulamalarda, işgücü gereksinimi ve dolayısıyla maliyet azalmaktadır. Ancak herbisit (Yabancı ot ilaçları) uygulamalarının organik fındık yetiştiriciliğinde yer almaması gerekmektedir.

Mekanik yöntemlerle dip sürgünü temizliğinde, motorlu tırpanlar kullanılabilir. Ancak bu ve benzeri makineler, ocak sisteminde tam olarak etkin kullanılamamaktadır. Ocak etrafı tam olarak temizlenmekle birlikte ocak içlerindeki sürgünlerin temizlenmesi problem olmaktadır. Makineli dip sürgünü temizliği çit dikim ve tek gövdeli sistemler için rahatlıkla önerilebilir.

Budama

Meyvecilikte iki tip budama uygulanmaktadır. Fidan dikiminden itibaren ilk yıllarda şekil budaması ve sonraki yıllarda kış ve yaz dönemlerinde verim budaması yapılmaktadır. Ayrıca, yaşlanmış ve verimden düşmüş bahçelerde gençleştirme budaması yapılmaktadır. Genel olarak budamanın amacı meyve ağaçlarına uygun bir şekil vermek, taç büyüklüğünü düzenlemek, vegetatif ve generatif çaba arasındaki orana uygun olacak şekilde ürün miktarını düzenlemektir.

Fındıkta ilk beş yıl içinde fidanlara şekil verilmektedir. Dikim için en uygun zaman sonbahar aylarıdır. Dikimi izleyen ilk gelişme yılında fidanlara müdahale edilmez. İkinci yıl gözler uyanmadan önce fidanlar toprak seviyesinden kesilir. Kesim yerinin altından ve yanlarından çok sayıda yeni sürgün çıkar. Böylece bitkilere, bir ana dal üzerinde iki kat ve her katta tali dal gelişmesi sağlanarak ortası açık ve yanlara doğru gelişme gösteren bir yapı kazandırılmış olur.

Dikimi izleyen yıllarda fidanlara şekil verilerek başlayan budama, yıllık sürgün gelişiminin sağlanması, aşırı büyüme gösteren dalların birbirine girmesinin önlenmesi, kuruyan ve çeşitli şekillerde zarar gören dalların çıkarılması şeklinde ekonomik verim döneminin sonuna kadar devam ettirilmelidir. Bu uygulamalar sırasında dip sürgünlerinin kesilmesi de söz konusudur. Aslında dip sürgünleri temizliği ayrı bir uygulama olmakla birlikte sonbaharda budama ile birleştirilmiş olarak yapılabilir. Bazı dip sürgünlerinin yedek dal olarak bırakılması ülkemiz fındıkçılığında yaygın bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle çoğu zaman fındık ocaklarında 6-8 den daha fazla sayıda gövde (dal) olduğu gözlenmektedir.

Yaşlı ve verimden düşmüş bahçelerin gençleştirilmesi

Dip sürgünlerinin yedek dal olarak bırakılması, gençleştirme amacı ile yaygın olarak uygulanmaktadır. Ülkemizde uygulanan bu yöntemde, sonbahardaki dip sürgünü kesimi sırasında, ana dalların yerine geçebilecek bazı dip sürgünleri yedek olarak bırakılmakta ve bu dip sürgünleri büyütülmektedir. Yedek dallar meyve vermeye başladığında yaşlanmış ana dallar kesilmektedir. Bu sistemde ana dallar ve yedek dallar ile birlikte, bir ocaktaki bitki (dal) sayısı gereğinden fazla olmaktadır. Ana dallar ile yedek dallar arasında beslenme ve ışıklanma yönünden bir rekabet söz konusudur. Bu durumda hasat sırasında, sık olan dalların birbirine sürtünmesi ile sürgün ve tomurcuklar zarar görmektedir. Sonuçta, hem ana dalların verimi ve hem de yedek dalların gelişmesi istenen düzeyde olamamaktadır. Ana dal sayısı sabit tutularak, bu ana dallarda çeşitli gençleştirme budama uygulamaları ile bitkilerde vegetatif ve generatif gelişme hızlandırılabilmektedir. Böylece, yaşlanarak verimden düşmüş bitkilerde, bozulan fizyolojik dengenin tekrar kurulması mümkündür.

Yaşlı bahçelerin gençleştirilmesi için, bahçeyi söküp yeniden dikim yapılması uygulanabilecek alternatif yöntemlerden biridir. Ancak bu yöntemde, eski bahçenin sökümü ve yeni dikim için ek bir maliyet gerekmektedir. Ayrıca, kurulacak bahçenin verime yatmasına kadar geçen süredeki gelir noksanlığı da söz konusudur. Bütün bu olumsuzluklar düşünüldüğünde, yaşlanmış bitkiler üzerinde çeşitli budama teknikleri uygulanarak (yan dallar üzerindeki dallarda seyreltme, uzun sürgünlerde kısaltma gibi) gençleştirilmeleri daha cazip gözükmektedir. Diğer taraftan bitkilerin yada ocakların kademeli olarak sökülmesi veya ocak aralarına dikim yapılması şeklinde gençleştirme uygulamaları düşünülebilir.

Fatsa ve Terme ilçelerinde yapılan bir araştırmada, verimi azalmış yaşlı fındık bitkilerini yenilemek için 'şiddetli taç budaması', 'ocaktaki bitkilerin yarısının dipten kesilmesi' ve 'bitkilerin gövdelerinden kesilmesi' şeklinde üç farklı gençleştirme budaması denenmiştir. Fatsa ilçesinde Tombul Terme ilçesinde ise Palaz fındık çeşidi kullanılmıştır. Bu denemede şiddetli taç budaması, budamanın ertesi yılında kontrole göre verim artışı sağlamıştır. Yapılan tüm budama uygulamaları, yıllık sürgün uzunluğu, toplam karanfil ve sürgün başına karanfil adedini olumlu yönde etkilemiştir.

Budamada amaç:

1. Dikimde fidanlara şekil kazandırılması ve şeklin muhafazası için.

2. Her yıl çok sayıda uzun sürgünler oluşturularak bol ve kaliteli ürün alınması için.

3. Aşırı büyüme gösteren dalların birbirine girmesi önlenerek bakımın daha kolay yapılabilmesini sağlamak için.

4. Hastalıklı, yaşlı, kuru, karacakart ve ocak içlerine yönelen dal ve dalcıkların çıkarılması ile ocakların yayvan bir taç kazanmasını sağlamak için.

5.Fazla Kök sürgünü veren fındıkta her yıl kök sürgün temizliği yapılmak suretiyle bunların besin maddelerini sömürmelerini engellemek için yapılır.

6. Fındıklık içerisinde yabancı ağaçların çıkarılması ile gölgelenmeden meydana gelecek verim düşmesi önlenmiş olur.

g. Budama Zamanı : Genel olarak fındıkta budama zamanı Sonbahar aylarıdır. Fındıkta budama dönemi sonunda yaprakların büyük bir kısmı döküldükten sonra yapılır.

Budamada kullanılan aletler şunlardır.
- Budama Makası
- Budama Testeresi
- Çepin

Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmış Fındık Bahçelerinde
Budama:

İlk beş yılda verilen terbiye sistemine göre şekil kazanan fidanlar verim çağına girer ve bu verimlilik 12. yaştan sonra en yükaek seviyeye ulaşır. Bu yüksek verimlilik genel olarak 20-25 yaşlarına kadar devam eder. Bu verim döneminde her sonbaharda kurumuş, kırılmış ve yaralanmış, hastalıklı, birbiri içerisine giren dallar ile öbür sürgünler ve verilen şeklin dışına taşan yıllık sürgünler budama makası ile kesilirler. 20-25 yaştan sonra yan dallar üzerindeki dalcıklar sıklaşır ve yıllık sürgün uzunluğunda kısalarak verimde düşme görülmeye başlar. İşte verimin düşmeye başladığı fizyolojik dengenin bozulduğu bu dönemde yıllık sürgün miktar ve uzunluğunu artırmak için mümkün olduğu kadar verilen şekle bağlı kalmak suretiyle 10 cm den kısa yıllık sürgünler ve yan dallar üzerindeki dalcıklarda seyreltme yapılır. Dal içlerine ve tacın dışına taşan uzun sürgünler kısaltılarak vegetatif ve generatif gelişmeye hız kazandırılır. Dolayısıyla bozulan fizyolojik denge yeniden kurulacak şekilde yıllık budama işlemleri ağırlaştırılarak uygulanır.

Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmamış
Bahçelerde Budama Tekniği:


Genelde üretici bahçelerinde tekniğe uygun dikim yapılmadığı ve bahçe terbiye sistemine göre kurulmadığından düzensiz dallanma oluşmaktadır. Bu tür bahçelerde budama uygulaması da yapılmadığından her yıl düzenli olarak verim de alınamamaktadır.Bu bahçelerde;

- Ocaktaki ana dal sayısı istenilen sayının çok üzerindedir.
- Ağaçlar Çok sık dikilmiş ve yaşlanmıştır.
- Dikimde ana dallar arasında bırakılan ara çok dar tutulduğundan bir noktadan dallanma göstermekte, kökleri birbiri içinde gelişmekte, yüksekten dallanmakta ve dallar iç içe girmiş bulunmaktadır.
- Ocak içleri kapalı olup havalanma ve güneşlenme yetersizdir.
- Ocaktaki ana dalların gelişmesi düzensiz ve dallar arasında yaş farkı bulunmakta olup hasat sırasında dalların birbirine sürtünmesinden dal ve dalcıklar kırılmakta, mahsul gözleri de
dökülmelidir.
- Hastalıklı, kuru, yaşlı dallar ile dip sürgünlerinin kesimi yüksek yapılmakta, ana kökler üzerinde bırakılan kök sürgünleri ile yıllardır üretime devam edildiğinden kökler kütükleşmiş ve
fonksiyonunu yerine getiremez duruma gelmiştir.

Bu tür bahçelerde budamdan önce ocaklar arasındaki aralık ve mesafeyi genişletmek amacıyla aralardan ocak çıkarılarak işe başlanmalıdır. Ocaktaki ana dal sayısı 6-8'e indirilmeli ve ocak içlerini açacak şekilde yanlara gelişme gösteren dallar bırakılarak yaşlanmış, kurumaya yüz tutmuş hastalıklı dallar ve üst üste gelişme gösteren dallardan bir ta nesi budama testeresi ile dipten kesilmeli ve kesim yerlerine aşı macunu sürülmelidir. Ocak boşluklarında kök sürgünleri geliştirilerek ocağın boş kalan kısımları doldurulup temizlenir. Ocakta bırakılan ana dallar tek tek elden geçirilerek budama makası ile iç içe girmiş, hastalıklı, kurumuş ve yaralanmış dal ve dalcıklar tırnak bırakılmadan kesilir. Ocak içlerine doğru gelişen sürgünler alınıp yanlara fazla taşan sürgünlerde tepe vurması yapılır. Yan dallarda almaşıklı, uzun ve kuvvetli gelişen sürgünler bırakılır. Kısa gelişen sürgünler kesilerek seyreltilir. Böylece gübreleme ile birlikte bozulan fizyolojik dengenin kurulmasına çalışılır.

Köklerde kütükleşme, ana dalların büyük çoğunluğunda karacakarta kaçma, sürgünlerde zayıflama ve dallarda çıplaklaşma sözkonusu ise bu tür bahçelerin bozulan fizyolojik dengesini budama ve gübreleme ile sağlamak çok güçtür.

Kök Sürgün Temizliği:Fındık kök sürgünü vermeye çok meyillidir bir bitkidir. Gelişen kök sürgünleri ocağın besin maddesine ortak olmakta, dalların sıklaşmasına sebep olmakta, havalanma ve güneşlenmeyi engellemektedir. Bu nedenlerle üretim süresi boyunca dikilen ana dal sayısı sabit tutularak gelişen kök sürgünleri sonbaharda ve mayıs sonu haziran ayı başında olmak üzere yılda en az iki kez çepin ile temizlenmelidir. Ancak üretim süresi boyunca kurumuşkırılmış, hastalıklı ve yaşlanmış dalların çıkarılması ile açılmış olan yönlere doğru büyüyen kök sürgün lerinden bir tanesi bırakılır ve geliştirilir. Böylece ocak içerisinde boşalan dalların yeri doldurulmuş olur.

Gübreleme

Fındıkta yeterli bir verim ve bitki gelişimi sağlaması için topraktaki makro ve mikro elementlerin optimum düzeyde alınması gerekmektedir. Bitkiler tarafından her yıl topraktan alınan ve toprakta eksik olan besin elementlerinin gübreleme yoluyla toprağa verilmesi gerekir. Gübre ihtiyacının belirlenmesinde, yaprakların besin içerikleri ile toprağın besin kapsamı dikkate alınmalıdır. Üreticilerimizin toprak ve yaprak analizlerini yaptırmaları gerekmektedir. Toprak örnekleri geniş bir periyotta alınabilmektedir. Samsun (Terme) ekolojisinde yapılan bir çalışmada en uygun yaprak örneği alma zamanının Temmuz'un üçüncü haftası olduğu saptanmıştır.

Topraktan bitkiler tarafından kaldırılan ve yağışlarla yıkanan azotun her yıl gübreleme ile takviye edilmesi gerekmektedir. Fosfor ve potasyumlu gübreler ise üç yılda bir verilmektedir. Ülkemizde fındıkta yapılan bitki besleme çalışmalarında, verilecek gübre miktarı genellikle ocak başına miktar olarak ifade edilmiştir. Ocak başına en uygun azot miktarı 260-600 g arasında değiştiği bildirilmiştir. Topraklar aşırı şekilde sentetik mineral maddelerle gübrelenmektedir. Yıkanma yoluyla azotlu gübreler yeraltı sularına karışarak insan ve hayvanlarda zehirlenmelere yol açabilmektedir.

Fındık bahçeleri için en uygun gübre uygulaması, ekolojiden kaynaklanan değişimlere bağlı olarak 120 ile 250 kg/ha azot (N), 20 ile 100 kg/ha fosfor (P2O5) ve 50-255 kg potasyum (K2O) arasında değişmektedir. Buna göre, 5x5 m ocak sisteminde dekarda 40 Ocak bulunmaktadır. Dekara 15 kg (15.000 g) saf azot baz alındığında ocak başına verilecek saf azot miktarı 375 g olmaktadır. Azot gübrelemesi yılda 2 veya 3 kere yapılır. Fosforlu ve potasyumlu gübreler ise, üç yılda bir kasım-şubat ayları arasındaki periyotta verilmelidir.

Organik fındık üretiminde, çiftlik gübresi, yeşil gübre, baklagil ekimi, zuruf kompostu ve tavuk gübresi kullanılabilir. Zuruf kompostu kimyasal parçalayıcı maddelerle işlem görmemiş olmalıdır. Fındıkta buruşuk iç oranının azaltılması, ham yağ ve protein miktarının arttırılması gibi bazı kalite özelliklerinin iyileştirilmesi amacıyla 150-200 kg/ocak dozlarında zuruf kompostu kullanılmalıdır. Gübreler taç izdüşümünde 50-60 cm genişlikteki banda eşit olarak dağıtılır ve hemen çapalanarak toprağa karıştırılır. Çiftlik gübresi 3-4 yılda bir uygulanır. Fosfor noksanlığında yumuşak kaya fosfatı ve bor noksanlığında doğal bor madeni (Borate) uygulamaları ile noksanlıklar giderilebilir.

Organik fındık bahçelerinde, yeşil gübre olarak yetiştirilen baklagil bitkileri ile simbiyotik olarak yaşayan Rhizobium bakterilerinden yararlanılmalıdır. Ayrıca, yeşil gübre olarak kullanılmak amacıyla yetiştirilen baklagil olmayan bitkiler için, toprakta serbest olarak yaşayan ve havanın azotunu bitkilerin istifadesine sunan Azotobakterlerden de geniş olarak faydalanılmalıdır. Azot ihtiyacı kan ve kemik unu gibi organik materyallerle karşılanabilir.

Ülkemizde fındık bahçelerindeki önemli sorunlardan biri toprakların asit özellikte olmasıdır. Asit toprakların doğal verimliliklerinin düşük olduğu bilinmektedir. Fındık bahçesi toprakları kireçlemeye ihtiyaç gösterebilirler. Gereğinden az kireç uygulaması toksisiteyi önlenemediği gibi fosforun yarayışlılığını azaltmaktadır. Buna karşılık fazla kireç uygulaması Fe, Cu, Zn ve Mn gibi elementlerin eksikliğini ortaya çıkarmaktadır. Bilinçsiz kireçleme uygulamalarından kaçınılmalı, kireç uygulaması gerekiyorsa yapılmalı ve önerilen dozlarda uygulanmalıdır. Kireç uygulaması 3-4 yılda bir kasım-şubat ayları arasında yapılır.

Dikimden itibaren fındık fidanlarının sağlıklı olarak gelişebilmesi iyi taçlanma gösterebilmesi ve verime yattıktan sonra da kaliteli ürün verebilmesi için gübrelemeye gerekli dikkatin gösterilmesi gerekir.

Gübrelemeden beklenen faydanın sağlanması, toprakta hangi besin maddesinin noksan olduğunun ve noksanlık derecesinin belirlenmesi ile mümkündür. Gerek yeni dikim yapılacak, gerekse de verim çağında olan bahçelerde fındığın normal bir gelişme gösterebilmesi için ihtiyacı olan besin maddelerinin belirlenmesinde mutlaka toprak ve yaprak analizlerinin yapılması gerekmekir.

- Yeni Dikim Fındık Bahçelerinde Gübreleme (0-5 yaş) : Toprağı organik maddece zenginleştirmek amacıyla dekara 3-5 ton çiftlik gübresi ve toprak analiz sonuçlarına göre tavsiye edilen miktarlarda kireç fidan çukurları açılmadan önce bütün araziye homojen olarak dağıtılmalı ve derince çapa yapılmalıdır. Ayrıca temel gübreleme olarak dikimden önce fidan çukurlarına uygun miktarda fosforlu ve potasyumlu gübreler karıştırılarak verilmelidir.

Dikimden önce yapılan bu temel gübrelemeden sonra birinci yıldan itibaren 5 nci yıla kadar her yıl fidan başına 40 gr. Azotlu gübrenin yarısı Mart ayı başında diğer yarısı da Mayıs sonu Haziran ayı başında olmak üzere fidanların etrafına muntazam bir şekilde verilmeli ve çapalanmalıdır. Bu şekilde ilk 5 yılda yapılan gübreleme ile fındık fidanlarında istenilen özelikte yılık sürgün gelişmesi sağlanabilmektedir.

- Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinin Gübre ve kireçleme: Fındığın normal gelişebilmesi ve bol ürün verebilmesi topraktan aldığı besin maddeleri ile mümkün olmaktadır.Bu besin maddelerinden en önemlileri ise azot, fosfor ve kalsiyumdur. Diğer besin maddeleri de fındık için çok önemli olmasına rağmen bunlar önceki besin maddeleri kadar önemli değildir.Fındık bitkisi normal gelişmesini Ph'sı 5-7 arasında olan topraklarda sağlayabilmekte ve bol ürün verebilmektedir. Ancak fındık tarımı yapılan Karadeniz bölgesi toprakları genellikle asit karakterdedir. Toprakta kireç noksanlığının fındıkta meydana getireceği zararlar diğer besin maddelerinin alınamaması ve toprak yapısının özelliği ile direkt ilgisi olup yaprakların vaktinden önce sararmaları, tepe sürgünlerinde kurumalar,zayıf kök teşekkülü ve azot, fosfor, potasyum noksanlığında görülen arazların meydana gelmesi şeklindedir.

Asit toprakların kireçlenmesi ile toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri düzeltilir. Toprağın havalanması, ısınması ve su tutma özellikleri de düzeltilmiş olur. Toprakta mikroorganizma faaliyetleri artar, bazı besin maddelerinin ayrışması ve bazılarının da toprakta tutularak yıkanıp gitmesine engel olur. Özellikle asit karakterli olan toprak bünyesini de fındığın gelişmesi için istediği normal Ph derecesine yükseltir.

Fındık için genelde Kasım-Aralık ayları kireçleme için uygundur. Kireçleme işlemi 4-5 yılda bir toprak analizi yaptırılarak ihtiyaç olduğu taktirde tekrarlanmalıdır. Kireçleme fındık bahçelerine iki yöntemle uygulanır. Tavsiye edilen kireç miktarı bahçenin tamamına muntazam ve eşit olarak serpilerek köklere zarar vermeyecek şekilde mümkün olduğu kadar derin çapalanır. Yada ocakların dal iz düşümlerindeki 50-60 cm genişliğinde halka şeklindeki banda muntazam olarak dağıtılarak mümkün olduğu kadar toprak derinliğine çapalanır. Bu taktirde verilecek kireç miktarı birinci yönteme göre daha az olmaktadır.

-Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinde Çiftlik Gübresi Uygulanması: Toprağa verilecek çiftlik gübresi ve benzeri organik gübreler toprağın verimliliğinin artmasına, toprakta besin maddelerinin tutulmasına, su tutma kapasitesinin ve katyon değişim kapasitesinin yükselmesine, toprağın havalanmasına ve işlenmesine, toprağın erken tava gelmesine olumlu etkiler yapmaktadır.

Fındık bahçelerinde bu gübreler Sonbahar veya ilkbahar başında ocağın dal iz düşümüne halka şeklindeki 50-60 cm genişlikteki banda 30-40 kg kadar eşit olarak dağıtılır ve hemen toprağa çapalanır.


Türk Fındık Çeşitleri

Fındık Karadeniz Bölgesi'nde çok uygun bir ekoloji bulmuş ve yüzyıllardır süregelen yetiştiricilikte pek çok çeşit ortaya çıkmıştır. 17 standart fındık çeşidi, birkaç tane tescile hazır çeşit adayı ve pek çok yöresel çeşit olmak üzere zengin bir fındık çeşit varlığımız bulunmaktadır. Yuvarlak gruba giren standart çeşitlerimiz Tombul, Palaz, Foşa, Çakıldak, Kalınkara, Acı, Cavcava, Kan, Karafındık, Mincane, Kargalak ve Uzunmusa'dır. Sivri şekil grubunda İncekara, Kuş ve Sivri bulunmaktadır. Uzun grupta ise Yuvarlak Badem ve Yassı Badem yer almaktadır. Ayrıca yüksek verim potansiyeli olan Allahverdi çeşidi standart çeşit adayları olarak ön plana çıkmış durumdadır.

Bunların dışında yörelere özgü pek çok yerel çeşit bulunmaktadır. Samsun ilinde yapılan araştırmalarda, Hanımfındığı, Yerlifındık, Sarı Palaz ve Cevizfındığı, Ordu'nun Perşembe, Ünye ve Çaybaşı ilçelerinde Yerli Azmanı, Köse Palazı, Damat Fındığı ile Bolaman'da çok erkenci bir yerel çeşit tespit edilmiştir. Bu çeşitler, standart fındık çeşitlerine göre bazı tipik üstün özellikleri barındırmaktadırlar. Örneğin Hanımfındığı ince kabuklu ve randımanı yüksek (%59.6) bir çeşittir. Cevizfındığı 4 g meyve ağırlığı ile irilik yönünden değerli bir gen kaynağı durumundadır. Yerli fındık erken olgunlaşması ve periyodisiteye çok az eğilim göstermesi nedeniyle dikkat çekmiştir. Bolaman'ın Erkenci fındığı çok erkenci olması nedeniyle moleküler ıslah çalışmaları için aranan bir materyal durumundadır. Ayrıca bu çeşitlerin pek çoğu oldukça verimli olup bazı hastalık ve zararlılardan etkilenmemektedir.


ÜLKEMİZDE YETİŞTİRİLEN ÖNEMLİ FINDIK ÇEŞİTLERİ:

Ülkemizde yetiştirilen fındık çeşitleri meyve şekil ve özelliklerine göre üç grupta toplanmaktadır.1. Yuvarlak fındıklar
2. Sivri fındıklar
3. Badem fındıklar
- Palaz fındık - İncekara fındık - Yassı badem fındığı- Tombul fındık - Sivri fındık - Yuvarlak badem fındık- Foşa fındık - Acı fındık -Değirmendere fındığı- Çakıldak fındık - Kuş fındığı- Uzunmusa fındığı--Mincane fındığı- Cavcava fındığı- Kalınkara fındığı- Kargalak fındığı- Kan fındığı

Organik Fındık Yetiştiriciliğinin Önemi

Türkiye'de organik Tarım, 1984-85 üretim sezonunda Avrupalı firmaların talebi ile başlamıştır. Nerdeyse 20 yıl geçmesine rağmen organik fındık konusunda henüz çok başlangıç aşamasında olduğumuz söylenebilir. Geleneksel fındık üretiminde kullanılan kimyasal ilaçların ve gübrelerin insan sağlığına olumsuz olan etkileri, tarım topraklarının kirlenmesi, yetiştiricilikten kaynaklanan toprak erozyonu ve çevre kirliliğini önlemek, doğal dengeyi korumak organik yetiştiriciliğin başlıca hedefleridir.

Türkiye'nin organik fındık üretimi ortalama 6 bin ton civarındadır. Organik tarıma geçişte, geleneksel tarıma oranla, ilk yıllarda birim alan veriminde hızlı bir düşme söz konusu iken, daha sonraki yıllarda alınan önlemler ile verim düzeyi eskisine yaklaşmakta ve hatta geçmektedir. Yapılan bir araştırmaya göre, organik fındık üretiminde ortalama verim 126.42 kg/da ve geleneksel üretimde ise 100.94 kg/da olmuştur. Organik fındık tarımında verim %25.24 oranında artmıştır. Organik gübre olarak fındık zuruf kompostu ve çiftlik gübresi kullanılabilir. Ocak başına 150-200 kg zuruf kompostu önerilmektedir.

SONUÇ VE ÖNERİLER

1. Türkiye'de fındık fidancılığı sektörü ve fidanlıkların kurulması teşvik edilmelidir. Yeni bahçelerin tesisi ve yaşlı bahçelerin gençleştirilmesinde standart çeşitlere ait, sertifikalı, ismine doğru fındık fidanları kullanılmalıdır.

2. Ülkemiz fındık yetiştiriciliğinde, ocak dikim sistemine alternatif olarak çit dikim sistemleri yaygınlaştırılmalıdır. Bahçede tozlayıcı (baba) çeşitler bulundurulmalıdır.

3. Gübre ihtiyacının belirlenmesinde, yaprakların besin içerikleri ile toprağın besin kapsamı dikkate alınmalıdır. Gübrelemede organik materyaller kullanılmalıdır.

4. İlkbahar donlarının sık olduğu yerlerde geç uyanan fındık çeşitleri yada fındık dışındaki tarım ürünleri tercih edilmelidir.

5. Yağışın yetersiz olduğu dönemlerde sulama yapılmalıdır.

6. İlimizde organik fındık yetiştiriciliği yaygınlaştırılarak fındık ürününden sağlanan gelir arttırılmalıdır.

7. Fındık çeşit ıslah çalışmaları yoğunlaştırılmalı, Tombul kalitesinde, donlardan etkilenmeyen, düzenli ürün veren, hastalık ve zararlılara dayanıklı yeni klonlar bulunmalıdır.

FINDIĞIN HASAT, HARMAN VE DEPOLANMASI

Hasat :Hasata başlamadan önce fındık bahçelerinde genel bir temizlik yapılmalıdır. Onun için hasattan en az 5-10 gün önce bahçenin girinti adı verilen afetle temizliğinin iyice yapılması gerekmektedir. Fındıkların hasat olgunluğuna geldiği bazı özelliklere bakılarak
anlaşılmaktadır. Bunlar:

- Zurufların iyice sararıp kızarması

- Fındık tanelerinin zuruf içerisinde oynamaya başlaması

- Sert meyve kabuğunun ¾ nisbetinde kızarması ve içinin kendine has sertlik ve tadını alması

- Sağlam ve dolgun meyveleri taşıyan dalların sallandığı zaman mevcut meyvelerin ¾'ünin daldan dökülmesi fındığın hasat olgunluğuna ulaştığını gösterir.

Fındığın en iyi hasat edilme şekli silkme suretiyle yerden toplanması ise de bölgede bu tür hasada imkan verecek bahçeler çok azdır. Bu hasat şeklinde fındıklar tam hasat olgunluğunda toplandığından randıman ve kalite iyi olduğu gibi dal ve dalcıklar ile gelecek yılın mahsulünü
oluşturacak olan tomurcuklar da zarar görmemiş olur. Bölgede daha çok uygulanan hasat şekli daldan el ile toplamadır. Bu hasat şeklinde dikkat edilecek en önemli hususlar dalların birbirine sürtünmemesi, çotanakların dala birleştiği yerden tek tek koparılması ve gelecek yılın mahsulünü oluşturacak olan dal, dalcık ve tomurcukların dökülmemesi için sıyırma şeklinde toplama yapılmaması ve hasadı yapılan dalın dikkatlice yerine bırakılmasıdır.

Harman :Sepetlere toplanan fındıklar yörelere göre harar, selek ve hey adı verilen 30-40 kg'lık sepetler ile veya çuvallara doldurulmak suretiyle sırtta ve ulaşım araçları ile harman yerlerine taşınırlar. Bölgede harman yerleri genellikle düz veya hafif meyilli çayırlık ve sert toprak olan yerlerdir.

Harman yerine getirilen fındıklar 3-5 gün yığın halinde bekletilir. Daha sonra tırmık ile harman alanına 10-15 cm kalınlıkta bir tabakahalinde serilir. Güneşli havalarda tahta kürek veya tırmık ile her gün karıştırılarak 3-5 gün kurutulur. Belli bir miktar kuruyan bu fındıklar patoz denilen fındık ayıklama makinasına verilmek suretiyle zuruflarından ayrılırlar. Ayıklanan bu fındıklar toprak harmanlarda bez,beton harmanlarda ise bez kullanılmadan 2-4 cm kalınlıkta serilirler.

Güneşli havalarda her gün 2-3 defa tırmık ile karıştırılarak kurumaları sağlanır. Bu şekilde 3-4 gün kuruyan fındıklar vantilatörden geçirilmek suretiyle toz, toprak, zuruf parçalarından ve boşlarından ayrılır. Bu şekilde temizlenen fındıklar tekrar harman yerine serilerek içlerinde bulunan taş, toprak gibi sert ve yabancı cisimler alınır.

Depolama :Depo olarak kullanılacak olan yer serin, kuru ve havalanabilir nitelikte olmalıdır. Bu şartlarda fındık en fazla 1 yıl özelliği bozulmadan muhafaza edilebilir. 1 yıldan daha uzun bir süre muhafaza için ısının 2-4.5 C'de ve nisbi rutubetin %55-60 arasında olması gereklidir. Isının yükselmesi acılaşmaya, nisbi nem oranının artmasın da küflenmeye yol açmaktadır.



KAYNAKLAR


Alkan, I., 2006. Samsun İli terme İlçesinin Ova ve Yüksek Kesiminde Fındık Yetiştiriciliğinin

Karşılaştırmalı Ekonomik Analizi. O. M.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Yüksek Lisans tezi.

Anonim, 2003. Tarımsal Yapı (Üretim, Fiyat, Değer), T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü,

Ankara.

Anonim, 2006., Fiskobirlik Web Sayfası (http://www.fiskobirlik.org.tr).

Beyhan, M.A. ve Yıldız, T., 1996. Fındık ve Diğer Sert Kabuklu Meyvelerde Uygulanan Mekanik Hasat

Yöntemleri. Tarımsal Öğretimin 150. Yıldönümü, Fındık ve Diğer Sert Kabuklu Meyveler

Sempozyumu, Samsun.

Beyhan, M.A. ve Pınar, Y., 1996. Fındık Dip Sürgünü Temizliğinde Motorlu Çalı Tırpanının

Kullanılabilme Olanağı Üzerine Bir Araştırma. Tarımsal Öğretimin 150. Yıldönümü, Fındık ve

Diğer Sert Kabuklu Meyveler Sempozyumu, Samsun.

Beyhan, N., 1993. Bazı Önemli Fındık Çeşitlerinin Çiçek Gelişim Safhaları ve Çiçek Biyolojileri

Üzerinde Bir Araştırma, O.M.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi.

Beyhan, N.; Serdar, Ü. ve Demir, T., 1995. Karadeniz Bölgesinde Fındık, Kestane ve Ceviz

Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi, Karadeniz Bölgesi Tarımının Geliştirilmesinde Yeni teknikler

Kongresi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, 10-11 Ocak 1995, Samsun.

Beyhan, N.; Odabaş, F., 1996. İklimsel Faktörlerin Fındıkta Verimlilik Üzerine Etkileri ve Yetiştiricilik

Açısından Önemi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Dergisi, 11(1): 177-188.

Beyhan, N.; Serdar, Ü.; Demir, T., 1999. Fındıkta Gençleştirme Budama Uygulamasının Verim, Meyve

Kalitesi ve Sürgün Gelişimine Etkisi Üzerine Bir Araştırma. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Ziraat

Fakültesi Dergisi, 14(2): 78-82

Beyhan, N., 2000 a. Değişik Hasat Zamanlarının Fındıkta Bazı Meyve Özellikleri Üzerine Etkisi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Dergisi, 15(3): 1-6.

Beyhan, N., 2006. Fındık Yetiştiriciliği ve Islahı. Fındık Yetiştiriciliği ve Politikaları Sempozyumu, 21

Haziran 2006, Ünye.

Demir; T.; Beyhan, N., 2000. Samsun İlinde yetiştirilen Fındıkların Seleksiyonu Üzerine Bir Araştırma.

Turkish Journal of Agriculture and Forestry. 24 (2): 173-183.

Kılıç, O., Demir, T., 2004. Türkiye Fındık Yetiştiriciliğinin Yapısal Özellikleri, Girdi Kullanımı ve Maliyet

Unsurları, Üçüncü Milli Fındık Şurası. 10-14 Ekim 2004, Giresun.

Okay, A. N.; Kaya, A.; Küçük, V. Y.; Küçük, A., 1986. Fındık Tarımı. T. C. Tarım Orman ve Köyişleri

Bakanlığı Teşkilatlanma ve Destekleme Genel Müdürlüğü,Yayın No: Genel 142, TEDGEM-12.
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Şeftali Yetiştiriciliği rabiti 1 1,301 27-05-2017, 02:22 AM
Son Yorum: Vedat
  Meyve Yetiştiriciliği Android Uygulaması istanbull 9 1,919 27-04-2015, 12:33 AM
Son Yorum: tarimsal
  Kestane (Castanea) Yetiştiriciliği tarimsal 0 1,764 04-04-2012, 10:41 PM
Son Yorum: tarım
  Böğürtlen ve Kuşburnu Yetiştiriciliği tarimsal 0 1,922 23-12-2011, 05:17 AM
Son Yorum: tarimsal
  Bodur Elma Fidanı Yetiştiriciliği tarimsal 0 1,440 19-12-2011, 01:22 AM
Son Yorum: tarimsal
  Zeytin Yetiştiriciliği tarimsal 0 2,501 09-12-2011, 12:32 AM
Son Yorum: tarimsal
  FINDIK YETİŞTİRİCİLİĞİ sunguroglu_1 0 1,589 28-11-2011, 08:10 PM
Son Yorum: sunguroglu_1
  Zeytin Yetiştiriciliği (Oliva sativa) tarimsal 1 2,112 19-06-2011, 08:58 PM
Son Yorum: tarım
  Armut Yetiştiriciliği (Pyrus) tarimsal 1 2,493 19-06-2011, 08:53 PM
Son Yorum: tarım
  Kayısı Yetiştiriciliği (Prunus armeniaca L.) tarimsal 0 1,352 19-06-2011, 08:46 PM
Son Yorum: tarım

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi